Çocukluğumdan beri kelimelerle aramda tarif edilemez, mistik bir bağ var. Ne zaman klavyenin başına geçsem dünya duruyor, zaman akmayı bırakıyor ve ben sadece üretiyorum. Çevremdeki herkes; arkadaşlarım, ailem, hatta yazdıklarımı okuyan profesyoneller bile sürekli aynı şeyi tekrarlıyor: 'Senin kalemin büyüleyici, konuları ele alış biçimin kusursuz, anlatım dilin insanı içine çekiyor.' İnsanların bu övgüleri, yazdığım her cümlede ne kadar haklı olduklarını bana hissettiriyor. Kendime güvenim tam, potansiyelimin farkındayım ve ürettiğim her içerikte o 'mükemmel' akışı yakaladığımdan adım gibi eminim. Bu yeteneği herkes görsün, herkes okusun diye büyük bir heyecanla en prestijli mecralara, dergilere, editörlere dosyalarımı gönderiyorum, o 'Tebrikler' mailini bekliyorum ama... Ne hikmetse o yere göğe sığdırılamayan 'kusursuz' yazılarımın hiçbiri yayınlanmaya değer görülmüyor ve sürekli reddedilmek artık canımı fena halde sıkıyor.