(Spoiler)
Ne zaman Uzak Doğu edebiyatından bir yapıt okusam pişman oluyorum ve ısrarla aynı hatayı tekrar yapıyorum. Bu kitap da beni hayal kırıklığına uğrattı maalesef… Belki biraz mesleki deformasyondur ama benim için herhangi bir sarsıcı, ürkütücü yanı yoktu. Ama mesleğimi bir kenara bırakırsam, güzel bir ruhsal hastalık romanı diyebilirim… Psikozun aşamalarını çok net görüyoruz. Rüyalarla başlayan prepsikotik süreç, yavaş yavaş kapalı servise sürükleyen bir psikoz öyküsü ve sonunda kendisini ölüme götüren, nihilistik düzeye uzanan sanrısal düşünceler. Kitabın feminist bir başkaldırı olduğu da söyleniyor ama ben buna katılmıyorum. Artık sonunda yine kadını tüketen, pasif “feminist” başkaldırılardan gına geldi. Daha iyi feminist kurgulara hakaret olur bu kitaba bu etiketi layık görmek.