Reddedilmenin acısını bir kere yaşadıktan sonra da olmadık şeyleri reddedilme olarak algılamaya başlar, hatta beklentisiyle insanları onu reddetmeye teşvik eder.
Belki hepimizin içinde, kötü ve çirkin şeylerin ürediği, serpilip boy attığı bir sarnıç vardır. Ama bu kültür bitkilerinin çevresi parmaklıklarla kuşatılmıştır, tırmanır tırmanır, yeniden sarnıca düşerler.
Bazı kişilerin o alabildiğine karanlık sarnıçlarında, kötülükler semirip güçlenerek parmaklıkları yıkamaz mı?
Zaman aralığı, zihinde garip ve çelişkili bir meseledir.Rutin ya da olaysız geçen bir sürenin insana bitmez tükenmez geleceğini varsaymak mantıklıdır.
Asıl sıkıcı ve olaysız zamanlar şıp diye gelip geçer.
İlgiyle renklenmiş,trajediyle yaralanmış,sevinçle bölünmüş zamanlar ise hatırada uzun görünen sürelerdir.