Sonunda ben de popi yazar seviyorum, Kral Yama'ya bin şükür!
Cambridgeli iki doktora öğrencisi büyücünün, geriye kalan ömürlerinin yarısını feda ederek ölen danışmanlarınin ardından cehenneme gitmeleri ilk başta bana fazlasıyla manasız gelmişti. Zira ben yüksek lisans danışmanımı düşünüyorum da tüylerim diken diken oluyor. Neyse ki bu eylemlerinin nedenleri fazlasıyla tatmin ediciydi.
Günümüze dek cehennemle ilgili yazılan kitapları kendine kaynak alarak ilerlemesi ve özellikle İlahi Komedya'ya atılan boklar beni mutlu etti.
Gelelim büyücülük mevzusuna... Sanırım en çok bu kısmı sevdim. Çünkü ben de hep bilinmeyen bilimin büyü olduğunu düşünüyorum ve paradokslar, mantık önermeleri, farklı diller ve pentagramlar kullanarak büyü yapılması, iyi büyü yapabilmenin muazzam bir eğitim gerektirmesini sevdim.
Sadece bazen kitabı anlamak çok zordu. Yani olayların anlatımı, betimlemeler gözümde canlanmadı acaba sorun bende mi diye düşünürken aynı durumdan muzdarip pek çok okur gördüm. Yani sorun bizde değil, R.F. bacıda. Yine de eri lan Rf, sevdim seni.