Trenin yol alması gerekiyor ama raylar bozuk hiçbir halt rayında ilerlemiyor dumanda trenden çıkmıyor kafamdan çıkıyor şuan☺️
Yok ya böyle ilerlemiyor
Bu kitap beni inanılmaz zorluyor. Bir adamın saplantılı halini yüzlerce sayfa boyunca okuyup duruyorsunuz ve konu sanki milim ilerlemiyor. “Tamam artık bir şey olacak” derken yine uzun uzun aynı duygular, aynı döngü… Bazı yerlerde gerçekten “Bu kadar uzatmaya gerek var mıydı?” diye düşünüyorum. 8 sene misafirliğe gitmezsiniz mesela!! Büyük beklentiyle başladım ama açık söyleyeyim, okurken gerçekten nefret ederek okuyorum.
1000Kitap
^^ Ne yirmi yaşında evlenmiş olmak büyük bır başarıdır ne de otuz yaşında hâlâ işsiz olmak başarısızlıktır... Yaşam maalesef doğrusal ilerlemiyor, insan treni kaçırdım sanıyor, kusuru kendinde arıyor ama bazı şeylerin "nasip" olduğunu unutuyor. İş de nasip, eş de nasip, aş da nasip.
Duygu ve Düşünce
Çok sıkıldım okurken. Kitabın dili çok sade ve çevirisinin de başarılı olmasına rağmen okunmuyor, ilerlemiyor. İçerisinde yer alan aforizmatik hayat dersleri de çok bayağı. Olmamış, bence!
Okuma hareketindeki okuma durumları gerçekten her şeyi karşılıyor mu? Okuma her zaman “okuyacağım, okuyorum, okudum, yarım bıraktım” kadar net ilerlemiyor. Belki de şunlar da vardır: Yarım bırakmak istemedi ama okuyamadı. Başladı ama ilerleyemiyor. Okudu ama içinde bitiremedi. Okuyor ama duyamıyor. Okumayı düşünüyor ama ömrü yeter mi bilemiyor… Çünkü insanın içine sığmayan başka hâller de var..
1000Kitap