“Aklım ruhum öyle karanlık ki önümü göremem. Kaderim beni hangi yola savuracak kestiremem.”Bu heybetli adam ne kadar da kırılgandı böyle.
“O zaman kaderinin seni bir yola koymasını beklemeden sen istediğin yola gir hem insan kendi kaderini kendi yazmaz mı?” Gülümseyip omuzuna teselli olsun diye vurdum.

Yıldızlar…
Nerede olursak, nereye gidersek gidelim her yerde aynılar, biz hangi zamanda olursak olalım, aynı gökyüzünün altında olacağız, beni çok özlersen yıldızlara bak olur mu?
"Seni seviyorum," diye fısıldadım. Tüm dünyamı altüst etsen de seni seveceğim. Sırlar saklayabilirsin, bir devrim yapabilirsin, beni hayal kırıklığına uğratabilirsin, muhtemelen beni mahvedebilirsin ama ben yine de seni seveceğim. Buna engel olamam. Engel olmak da istemiyorum. Sen benim yerçekimimsin. Dünyamdaki hiçbir şey sensiz çalışmıyor.
Herkes çoğu binicilik öğrencisinin ejderha ateşiyle öldüğünü düşünür.
Doğruyu söylemek gerekirse bizi öldüren genellikle yerçekimidir.
-BRENNAN'IN DEFTERİ, SAYFA KIRK YEDİ-