ilkay coşkun

ilkay coşkun
@ilkaycoskun
1971 Yozgat doğumlu. Bir kamu kuruluşunda mühendis. Muhtelif dergilerde şiir ve yazıları yayınlanıyor. Gazetede köşe yazarı. Radyo programları yaptı.
10/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
Açık Parantez “Açık Parantez” Yazar Bilal Can ve Şair Ethem Erdoğan’ın -şiirin dünü bugünü yarını- ana başlığında şiiri ve şairi konu edindikleri kitaplarıdır. Çıra Yayınları etiketiyle, Ekim 2025’te matbuat âlemine dâhil edilmiş. Doksan dört sayfa hacmindeki eser, on bölümden müteşekkildir. Her bölüm, birden fazla soru cevap şeklindeki konuşmalardan oluşmaktadır. Yazar Bilal Can, konuşulması istenilen konunun kritiğini yaparak sözü alır ve devamında ilgili konunun sorusunu sorarak sözü Ethem Bey’e verir. Her ne kadar kitabın bazı bölümlerinde konu üzerinde söz alıp söz verme ile anlatım ilerlerse de daha çok Bilal Can Bey’in soruları üzerinden anlatım şekillenmektedir. Mesela Yazar Bilal Can, şiir konusu hakkında kendi fikirlerini serdettikten sonra ilgili sorusunun bir tanesini şu şekilde sormaktadır; “Şiir halen bir arayışın ürünü müdür yoksa kendini bulanların giriştiği bir “tavır” meselesi midir?” (Bilal Can, s. 71) Gibi. Şair, edebiyat işçiliğiyle soylu bir üretimi temsil etmektedir. Geçmişe göre günümüzde şair, “ulvi bir şahsiyet” hüviyetini taşımasa da yine şair, bir yontucu titizliğinde görevini ifa etmektedir. Şiirin tilmiz, kalfa ve usta boyutlarındaki yol alışlarıyla beraber, “Şiir geçmişe atıflarla ilerler” diyen Behçet Necatiğil tavrıncadır. Söylem, form ve modern yapı ile beraber şiirlerde hareket ve etnometodoloji de aranmaktadır. Elbette ki köpüğü alınmış okuma ritmine kavuşmuş şiirleri de bunlara dâhil edebiliriz. Şiirin tanımıyla beraber, şiirin ne'liği, şiirde ses, tını, biçem, öz, şiiriyet, anlam, şiirin etki gücü ve desibeli, şiirde ima, estetik, metafor, retorik, akıl ve metafizik, anlam derinliği, iştiyak, şiirin iyileştirici gücü, şiirde memba edinmek, şiirde bilinç ve bulunç ile şairin eski ve yeni konumu gibi onlarca ayrıntıya açılım
Açık ParantezBilal Can · Çıra Edebiyat Yayınları · 20262 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
10/10
·162 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
‎Ayrılık Yürüyüşü ‎ ‎”Ayrılık Yürüyüşü” Yazar Tunay Özer’in Çıra Edebiyat etiketiyle okurlarıyla buluşturduğu deneme-anlatı türündeki eseridir. Ekim 2025 tarihinde çıkan kitap, yüz altmış sayfa hacmindedir ve yirmi yedi deneme yazısından müteşekkildir. Dört bölüm de tasniflenmiş yazıların bölüm başlıkları; “Sırtımdaki Zaman, Büyü Bitmez, Küçük Resme Bakmak, Ağacın Ölümü” şeklindedir. Kitap ismi olan “Ayrılık Yürüyüşü” kitapta yer alan aynı isimli bir deneme yazısından gelmektedir. ‎ ‎Yazarın anlatımları çocukluğundan, mazi anlatımlarından günümüze değin uzunca bir yolculuğu ihtiva etmektedir. Çocukluğun, insanın ana vatanı olduğunu gerçeğinin ne kadar çok önemli olduğunu biliriz. Yazar da anlatımlarına bu dönemlerden başlar. Yazarın hayatı, Ağrı Patnos’ta başlar ve İstanbul’a kadar uzanan bir salınım gösterir. Yazar, kitabını bir nevi anı yazısı ve hikâye tarzı şeklinde kurgulamıştır. Bu anlatımları, sahici bakış açılarıyla çevrelenmiş bir hayat bütünü olarak tanımlayabiliriz. Yani deneme yazısı formatına uygun, birinci tekil şahıs anlatımlarıyla öyküleştirilmiş bir dille kaleme alınmış denemeler diyebiliriz. Anlatım yazarın hayattan, anılarından ve çevreden alımladıklarıyla temellük etmektedir. Başka bir ifadeyle anlatımlar gerçekçidir. Kurgusal ve kuramsallıktan öte daha çok ampirik bir duygudaşlık üzre yol almaktadır. Dikkatimi celp eden bir durum da, anlatımlarda benzer kelime tekrarlarına bolca yer verilmesidir. Mesela bir çiçek ismi verildiğinde diğer birçok çiçek isimleriyle birlikte konu ele alınır. Ayrıca yazarın bazı yazılarını şiirleriyle de desteklediğini görmekteyiz. ‎ ‎Çocuklukla beraber anne, baba, kadın, eş, aile, öğrencilik, eğitim, virüs dönemi, hayat, ölüm, zaman, küçük enstantaneler, rutinler, dergi, şiir, yazım konusu gibi birçok konuya
Ayrılık YürüyüşüTunay Özer · Çıra Yayınları · 20251 okunma
10/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
Anlatımlarda gerçek bir ‘var olma’ mücadelesine şahitlikle beraber milletimizin yaşayan ruhunun ve aidiyet duygusunun izlerine rastlıyoruz. Bu anlatımlar, milletimizin dip derin şuurunun ve derin mizacının mücadele cihetli bir görüntüsüdür adeta. Balkanlar, Trakya ve Anadolu insanının kadim değerleriyle mecz olmuş diğerkamlık ve benzeri birçok senkronik duygudaşlığa karşılık gelinmektedir. O dönemlerde, insanlar hem birbirine yoldaş, hem de yaşadıkları mücadeleler keskin bir bıçak hükmündedir. Bulgar zulmü ve göç sırasında daha çok hüzün taşıyan burkucu bir özlem hali olsa da geleceğe taşınan umut halini de hissediyoruz. Elbette ki zaman ve sabır, güçlükleri ve acıları dindiren olacaktır. Bu meşakkatli yıllarda Müslüman Türkler için dünya mihneti çetin yaşanmıştır. Zor dönemlere ait omuzlarında hep bir ağırlık birikmiştir. İnsanlar, büyük ağızlı acılardan geçmişlerdir. Dinlenmeye aday yorgunluktadırlar. Bu dönemlerde insanları dinlemek onlarla ünsiyet kurmak derin bir kitabı okumak gibi olacaktır muhakkak. Hani derler ya yarası olmayanın hikâyesi olmaz diye işte tam da yarası olanların hikâyesi bunlar diyebiliriz. Karacaoğlan’dan alınmış, kitapta yer verilen güzel bir dörtlükle yazıyı nihayetlendirelim. “Gurbet eli bizim için yapmışlar/ Bizi alıp gurbet ele atmışlar/ Ölüm ile ayrılığı tartmışlar/ Elli dirhem fazla gelmiş ayrılık” İyi okumalar. ‎İlkay Coşkun ‎
Uzakta Bir Tren SesiŞakir Kurtulmuş · Çıra Yayınları · 20252 okunma
10/10
·62 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
Şiirlerde hem fütüristtik hem de geleneksel izler kendisini fazlasıyla hissettiriyor. Bununla birlikte felsefi ve hermenötik tavrı da bitişik görebiliriz. Bu bağlamda şiirlerin düşünsel, fikirsel iletisinin yüksek ve önemsenmiş olduğunu kolaylıkla söyleyebiliriz. Tadında imgelerle, derinlikli bir anlatım tercih edilmiş görülüyor. Yani şiirler, hormonal şişmanlıklar içermez. Başka bir ifade ile işlevsiz hiç bir söz, şiirlerde yer almaz desek yeridir. Esinlenen öğeler yaşamdan seçilmiş diyebiliriz. Öyle ya şiir, bir duyuşun bir kültürün yansıması değil midir? Hemedanlı bir Bilge’nin buyurduğu gibi “İlim bilgiye, zikir duyuşa götürür. Duyuşla yeşerir düş çınarları” İyi okumalar dilerim. İlkay Coşkun
ŞıvgınMuammer Can · Temren Yayınevi · 20161 okunma
10/10
·116 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
Öyküler sıcak insan ilişkileriyle daha çok köy, kasaba sosyolojisinden beslendiğini söylemiştik. Bu bağlamda yazar, doğa ile rabıtasını daima diri tutmaktadır. Anadolu insanının düşünce, yaşayış ve murakabe haline şahitlik ediyoruz. Milletimizin mutluluk ve umut taşımasının yanında hüzünlere bulanıp acılarını da dilsiz yaşamaktadır. Kasvetli sessizlikler ile soğuk yalnızlıklar da bunlara dâhildir. Bu daha çok Anadolu insanının mütemadi bir mücadele haline karşılık gelmektedir. Öyle ya öyküleri, insanın bir evi gibi de düşünmek gerekiyor. Aynı zamanda bütün bu yazılanlar yazarının da kendisini anlattığı bir zemindedir. İlkay Coşkun
Yine de UmutEzgi Fatma Açıkgöz · Mythos Kitap · 20251 okunma