İlke

İlke
@ilkeulusarac
ig: @oceanofilke
Keşke’niz varsa bir şans verin derim!
6/10
·282 syf.··
Beğendi
·
2025 1. kitabı
Bazen “ya o kararı verseydim hayatım nasıl olurdu?” diye düşünürüz ya hani… Gece Yarısı Kütüphanesi tam da bu duygunun izini sürüyor. Kitabın genel havasını, konuyu ve vermek isteği mesajı çok sevdim. Dili oldukça sadeydi, bu da hızlı okunmasını sağlıyor. Yine de yer yer anlatım bana biraz yüzeysel geldi diyebilirim; belki de beklentim biraz daha derinlikli bir anlatımdı. Edebi açıdan oldukça zayıftı diyebilirim. Kurgusunu çok beğenemedim, dağınık bir anlatım vardı. Okurken okuyucuya verilmek istenen mesaj daha fazla okura bırakılabilirdi. Ama buna rağmen anlattığı şey kıymetliydi. Ama şu da bir gerçek ki, her kitap hem dil olarak hem de vermek istediği mesaj olarak “muazzam” olmak zorunda değildir. Bir kitap sizi tek bir cümlesiyle bile aydınlatabiliyorsa karanlık kaldığınız herhangi bir noktada, bu sizin için bulunmaz bir nimettir. Bu kitapta da yazarın yer vermiş olduğu alıntılarla kendinize katabileceğiniz çok fazla şey olduğunu söyleyebilirim. “Keşke”niz varsa, bir şans verin derim kitaba. Bir alıntı: “Hiçbirimiz dünkü insan değiliz.” 6/10
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,3bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Okudukça ağırlaşan hayat: Hayalinin bedeli.
9/10
·517 syf.··
Beğendi
·
2025 2. kitabı
Martin Eden beni gerçekten derinden etkileyen bir karakter oldu. Kitaba başlarken sadece bir “kendini geliştirme” hikâyesi okuyacağımı sanmıştım ama çok daha fazlasını buldum. Martin’in içindeki öğrenme tutkusu, sınıf atlama çabası beni hem motive etti hem de yordu. Çünkü ne kadar çabalarsa çabalasın, hep bir yere ait olamama hissi vardı üstünde. Spoiler vermeden bu incelemeyi yazamam çünkü Martin’in dönüşümü ve finali, kitabın asıl ağırlığını oluşturuyor. Jack London’ın yarı otobiyografik romanında kendi hayatından olaylar ve karakterler de görüyoruz ki bu gerçeklik romanı daha da etkileyici kılıyor. Sistemin dışından gelen biri olarak entelektüel çevreye girmesi, ama orada da hep dışlanması çok can acıtıcıydı. Özellikle Ruth’la olan ilişkisi boyunca yaşadığı dönüşüm ve hayal kırıklığı beni fazlasıyla sarstı. Bir yerden sonra okudukça içim sıkılmaya başladı çünkü Martin’le birlikte ben de yoruldum. Başarıyı yakaladığı an bile öyle boş ve anlamsız geldi ki… Bu kadar çaba boşa mıydı diye düşündüm sık sık. Jack London’ın dili zaten akıp gidiyor, hiç zorlamıyor. Ama asıl vurucu olan bence Martin’in iç hesaplaşmalarıydı. Özellikle sonlara doğru kendini toplumdan soyutlaması çok sarsıcıydı. Kitap bitince uzun süre yerimden kalkamadım, öyle söyleyeyim. Hem çok güzel hem de çok hüzünlü bir hikâyeydi; bence mutlaka okunmalı ama duygusal olarak hazırlıklı olunmalı.
1000Kitap
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135bin okunma