İlkim MK.

İlkim MK.
@ilkimmk
Duyguların izini süren bir kalem. 93 bölümlük serüvenin mimarı İlkim M.K., insan ruhunun kuytu köşelerine dokunan 39 bin kelimelik eseriyle artık yayında. Tüm bölümler Google Play Kitaplar platformunda okurlarını bekliyor.
Yazar
Lise
15 okur puanı
Mart 2026 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
İlahi adalet mutlaka tecelli eder.hic bir ah yerde kalmaz.
Gidişin sessizdi ama geride bıraktığın çığlık gökleri deldi... Seni o vicdansızın elinde, bir eşya gibi bırakanların Kendi karanlıklarında boğulacağı günü bekledim; Şimdi hasat vakti geldi masum canım, Senin dilsiz ahın, onların en büyük vebalidir. "Sabırla beklenen her hasat, vaktinden önce gelen her ödülden daha lezzetlidir. Ate'm sonunda ilahi adalet tecelli etti." #İlkimMK
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Ruhun Esareti ​"Kişinin kendine ait bir idaresinin olmadığı her yaşam, Ne kadar lüks olsa da, esasında yalnızca bir esarettir. Başkasının yönettiği bir sahnede yaşamak; Bundan daha büyük ve sessiz bir yük yoktur." — İlkim M.K.
Fırtına Öncesi Son Liman
​Tam karanlığın en koyu, en zifiri olduğu ve umudun tükendiği o anda; hiç planlamadığım, aklımın ucundan dahi geçmeyen kapı ansızın aralandı: Beklenmedik evlilik teklifi aldım. Normal şartlarda belki dönüp bakmayacağım bu yol; o an gözüme sadece kendim için değil, özellikle Ate için fırtınadan kurtaracak "kurtuluş gemisi" gibi göründü. Onun güvenle koşabileceği bahçesi olsun, artık kapı önlerinden kovulmasın, kimse ona "istenmeyen" muamelesi yapmasın diye; o anki çaresizlik, tükenmişlik ve yorgunluk haliyle "Evet" dedim. Karar, duygulardan öte, tamamen o günkü ağır şartlarda Ate ve kendim için bulabildiğim tek çıkış yolu, tek sığınaktı. Bu 'Evet', kalbimin değil, çaresizliğimin sesiydi; tek sığınağım, Ate'nin huzuru için seçtiğim o zorlu limandı.
39.bölüm
102 nolu oda
​Bugün kalbimi bir hastane odasında, Ayak izlerimi o buz kesmiş koridorlarda bıraktım. Arkamı dönmüş, buruk bir vedayla giderken; Keskin bir çığlık çınladı sessiz duvarlarda. ​İçim cız etti, istemsizce gerisin geri döndüm, Sanki o an zaman durdu, her yer buz kesti... 102 nolu odanın önünde bir mahşer yeri; Bir kadın, feryat figan dizlerini dövüyordu. ​Henüz yarım saat önce sıkıca sarıldığı, Öpmeye doyamadığı o can kardeşi; Şimdi sessizce bir melek olmuştu. ​Aynı odada benim de bir canım vardı, "Şükür, benimki değil" diye geçse de bir an içimden; Düğümlendi nefesim, sustu tüm sevinçlerim. Ben o gün, tanımadığım o kadınla birlikte, Kendi korkularıma ağladım... #İlkim M.K #Ruhun Coğrafyası_Zamanın Kadrajı
YENİ BİR KALP GEREK
​Ruhumdan merhameti silmek istiyorum, Acımasız olmak, belki de kalpsiz... Mümkünse yerinden söküp o eski sızıyı, Yerine hiç kanamamış bir kalp takmak istiyorum. ​Belki o zaman huzura erer bu yorgun ruhum, Dost görünen sırtlanlar sırtımdan vurdu beni. O kan emiciler, o sinsi sahtelikler; Sömürüp bitirdiler en saf yerimi, yüreğimi... ​Şimdi dikiş tutmaz bir yaranın eşiğinde, Sessizce, kimsesizce çekilmek istiyorum. Madem vefa bir masal, merhamet bir pranga; Ben bu oyundan, kalbimi bırakıp gitmek istiyorum. #İlkim M.K