Mümin Kur’an’ı diliyle okur ki bu kıraattir, aklıyla okur ki bu tefekkürdür. Sonra mümin Kur’an-ı kalbiyle okur, duygularını ona açar, onunla duygularını inşa eder ve Kur’an’ı uzuvlarıyla, davranışlarıyla okur ki bu da güzel ahlaktır, salih ameldir.
Gerçekten de insan bulutların üzerinde kuşlar gibi uçmayı, suların altında balıklar gibi yüzmeyi öğrendi ama Kur’an ‘dan ve Hazreti Peygamber’in aydınlık yolundan uzak kaldığında bu yeryüzünde insan gibi yürümeyi unuttu. İnsan,
insan gibi yürümeyi unuttuğunda yeryüzünün en tehlikeli varlığı haline geldi.
Rızık hakkında kalbe şüphe düşmesi, Rezzâk olan Allah’tan şüpheye düşmektir. Dünya bir önem atfedilmeyecek kadar küçüktür ve onun tasaları da tasalarının en küçüğüdür. Hal böyleyken sen önemsiz dünyanın küçük sıkıntılarıyla meşgul oluyorsun. Şayet sen büyük olsaydın küçük dünyanın önemsiz dertleriyle meşgul olmak yerine ahirette karşılaşacağın büyük zorluklarla meşgul olurdun.
Kendin için Rabbinin zikrinden daha faydalı bir ibadet bulamazsın. Zira ayakta durmaya gücü yetmeyen rükû ve secdeye gidemeyen ihtiyarlar ve hastalar için yapılması en kolay Allah’a zikretmektir.