Özgün olan olumsuz duygu, bedenin yaydığı önemli bir sinyaldir. Bu mesaj yok sayılırsa, beden kendisini duyurmak için yeni sinyaller yaymak zorunda kalır.
Yavaş yavaş kendime karşı dürüst olmayı öğrendikçe ve kendi duygularımı kabullenmeyi başardıkça, bedenimin dili çok daha rahat anlaşılmaya, duyulmaya başladı ve kendisine faydası dokunan kararlara beni yönlendirdi ve dogal ihtiyaçlarını ifade etmesini sağladı.
Insanların kendilerine olan saygılarını yeniden kazanmalarını sağlamak için tasarlanmış öğütler vardır. Ancak zihinlerindeki engeller bu öğütlere direnir. Bence kendilerine saygi duyamayan, değer veremeyen, yaratıcılıklarını özgürce ifade edemeyen insanlar bunu isteyerek yapmıyorlar. Bu engeller, her insanin kendi hikayesinin birer sonucudur.
Samimi, gerçek duygular üretilemez, yok edilemez de. Bu duyguları yalnızca bastırabilir, kendimizi avutabilir ve bedenlerimizi kandırabiliriz. Ancak beyinlerimiz duyguların saklandığı mahzenlerdir.