Münih'te çalışan "Saint Theodor zum guten Rath" ve Viyana'da çalışan "Zur wahren Eintracht" localarının tümüyle İllüminati locaları haline geldiği kayıtlardan anlaşılıyor.
Farklı dillerde Alumbrados, Illuminatus, Enlightened gibi sözcüklerle de anılan ve Türkçeye "Aydınlanmacılar" olarak çevrilebilecek "İllüminati"nin en erken dönemi bu.
Hareketin 1623 yılında Illumines ismiyle bir İspanya şehri olan Seville'den Fransa'ya ulaştığına dair kayıtlar da var.
Aşağı yukarı aynı yıllarda, İtalya ve öteki Avrupa ülkelerinde de izine rastlanıyor.
Ancak, hakkında rivayetin muhtelif olduğu asıl "İllüminati" bu değil.
İllüminati'nin 15. yüzyılda, kendilerini "Aydınlanmışlar" olarak niteleyen küçük bir grup tarafından kurulduğunu biliyoruz.
İspanyol Tarihçi Marcelino Menendez y Pelayo, "Aluminados" isminin ilk kez 1492 yılında telaffuz edildiğini söylüyor. Karşılaştığı kaynak da zaten 1492'de kaleme alınmış.
Engizisyonun insanlara göz açtırmadığı bir dönemden söz ediyoruz.
Hitler’in Hermann Rauschning’ e anlattıklarını içeren “Hitler Bana Dedi ki” adlı kitapta açıklanan Hitler’in düşüncelerinde Crowley’in Thelema yasasının izlerine rastlamak mümkündür.
Ayrıca Hitler, ellinci doğum gününde Londralı Mister Fullerden bir tebrik almıştı. Bu tebrikte AA’ nın iyi şans dilekleri iletilmişti. AA’ gerçekte Aleister Crowley’in “Gümüş Yıldız” Tarikatının (Argenteum Astrum) başharfleriydi.’ Gümüş Yıldız’ göklerin en parlak yıldızı Sirius’u sembolize ediyordu. Crowley AA’ nın gerçek ‘Illuminati’ örgütü olduğunu, kendisinin de bu örgütün başı olduğunu iddia ediyordu. Okülttradisyonda Sirius’ a “Gizli Tanrı” veya “Güneşin arkasındaki Güneş,” denir.