Alel-umûm sanat ve alel-husûs edebiyat için güzellikten başka gaye tanımam. İtikadımca güzel bir eser vücuda getirerek karilerinde tatlı bir hülya uyandıran şair muvaffak olmuştur.
Şimdi, zannederim, soracaksınız ki: "Öyle ise sen nesin?" Eğer bir şey olmak için sabıkü'z-zikr üç meslekten (klasizm, realizm, romantizm mesalik-i edebiyesi) birine mensup olmak meşrût ise bendeniz hiçbir şey değilim. İtiraf edeyim ki itikadımca şair olmak için o mesleklerden birine intisab zarurî değildir.
"'Eslâf kimleri okumuşlar, nasıl yazmışlar ve ne türlü yaşamışlardır?' suallerine ekseriya bir cevap vermeyen tezkiretü'ş-şuarâ mecmualarının seng-i mezar kitâbesi, yahut nüfus tezkiresi kadar muhtasar ve ruhsuz sahifeleriyle bir edebiyat tarihi yazmak ne kadar güç olduğunu düşündük; ileride böyle bir tarih yazacakların eline bir mâlûmât menbaı tevdi etmek istedik. Ve üdebâmızın bir çoğuna birkaç sene evvel birer tezkire ile müracaat ettik."