arşiv

arşiv
@ilmik
Büyüteç.
Geçen bulutlara bakmak, bu, bildiğim bir fen! Yerinde durmayı bilmek, benim işim zaten!
Sayfa 284
Reklam
Ağaç sözüyle gönül sanki titreyen yaprak! Cihanda ben olamam bir dakika ondan uzak. Serin havasını duydum yanan başımda yine. İçimde var ezelî ihtiyaç gölgesine.
Sayfa 284
Düşünmeden yine söyler durur ki: "Yok gölgen." Cihanda kendisiyim gölgenin, ha gölge ha ben!
Sayfa 286
Senin visalini ümmid edip yeşillenirim!
Sayfa 280
Söğüt... Çimende en alçak gönüllü, mûnis-i can (...) Değil semaya, onun hep zeminedir meyli! Sever tevazuu, hâkîlik ondadır ezelî! Şu yer, bu yer diye seçmez bu toprak üstünde! Sever sulak yeri, hatta sever kurak yeri de! (...) Uzun uzun beni bazan söğüt düşündürüyor. Evet düşündürüyor, anlamak şu hikmeti zor: İşit de şaş, kömüründen barut yaparlarmış! Onun da, gül gibi, bağrında bir ateş varmış!
Sayfa 256
Reklam