Yaşlı adam bir müddet boşluğa bakmıştı. Nasırlı parmaklarını önce gözlerine götürmüş, "Bunları açık," sonra bileğini işaret etmişti, "bunu güçlü tutarsan kopyacı olursun." En son kalbinin üzerine bastırmıştı yumruğunu. "Bunu uyanık tutarsan o zaman sanatkâr olursun."
Uzun süre gecenin sessizliğinde duyduğu her sesi ondandır zannetmişti lâhit kopyacısı, bir gölgeyi o sanmıştı. Ama çok geçmeden her hatıranın tüllenmesine içerlemişti. Hafıza da yürek de sanıldığı kadar kuvvetli bir şey değildir. O zaman yakıcı bir kederle, mermerden bir at yontmuştu lâhit kopyacısı, kanatları kapalı olsa da gövdesine dört tekerlek ekleyivermişti. Belki bir gün gelirsin.