📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"İşte gönlüm, orası mâkesidir her sitemin!
...
Sırr-ı sevdayı şikâf etmek için bir arada
Atmışız kendimizi arza efendim, burada
İş ne davada, ne kavgada, ne de yaygarada
Bu irâdet bize ferman-ı nukuşı kıdemin!
...
Marifet, kendimizi maksad-ı vahdet bilelim"
Çoğu araştırmacı, yazının ayrı ayrı en az üç kez icat edildiğine inanıyor. MÖ 3.000 civarında Mezopotamya'da Dicle ve Fırat civarında, MÖ 1500'den daha geç bir tarihte olmamak kaydıyla Çin'de, MÖ 3. ila 4. yüzyıllarda Orta Amerika'da. İlk icadın, tek icat olması olası. Kimi akademisyenlerin bu görüşü benimsemesinin sebebi, üç sistemin de temel ilkelerinin kayda değer oranda benzeşmesidir. Fakat bu bilginin günümüz Irak topraklarından Çin'e yolda hiç iz bırakmadan nasıl aktarıldığı ya da Colomb'dan neredeyse 2.000 yıl önce Atlas okyanusunu ya da belki Büyük okyanusu denizden nasıl aştığı açıklanamıyor. Ben (pek çokları gibi), kökenlerinin özerk olduğunu varsaymayı daha makul buluyorum.
"...katıgdı tıŋla."
O ki anlamın ilmek ilmek çözülüşü. Ya kendini kat ya sözünü, duygunu yahut tefekkürünü; dinle, katıp karıştır özünü. Ruhun süzüldüğü öbür düğümü, özge özü.