Olivier Tallec başka neler yazmış diye bakınırken resimlerini yazdığı Büyük Kurt Küçük Kurt serisini keşfettim. Yorumlarda olumlu olunca ilgimi çekti ve almaya karar verdim. Kitap gerçekten hem büyüklere hem küçüklere yazılmış adeta! Büyük Kurt, tepedeki ağacının altında tek başına yaşamakta. Yalnızdır ama bu düzene de alışmıştır. Bir gün Küçük Kurt gelir ve hiçbir şey söylemeden onun yanına oturur. Büyük Kurt önce bu yeni geleni biraz kuşkuyla karşılar; onun misafirliği abarttığını düşünür, tırmanıp sabah sporunu yaptığı ağaçta daha yükseğe çıkabileceğinden endişe eder. Ama misal ağaçtan inmeden önce meyve toplarken onun için de birkaç meyve almayı ihmal etmez. İçten içe aslında yüreği bir dost istemektedir. Önce battaniyesini sonra yemeğini paylaşmak derken aslında zamanla Küçük Kurt’a alışır. Küçük Kurt bir süre sonra ortadan kaybolunca Büyük Kurt onun yokluğunu derinden hisseder ve geri dönmesini bekler. Ömründe ilk kez şöyle düşünür: “Küçücük, hatta minnacık bir şey, kalpte ne kadar yer kaplayabiliyormuş, hem de koskocaman bir yer…” Kitabın esas duygusu, yalnızlıktan arkadaşlığa geçiş. Büyük Kurt başta kendi alanını, yiyeceğini ve düzenini paylaşmak istemez; fakat Küçük Kurt sayesinde sevginin ve dostluğun kendi hayatını nasıl değiştirdiğini öğrenir. Böyle hikayelerden öğrenecek hepimizin çok şeyi var.