Ceplerimizde huzursuz hikâyeler. Belleklerimizde irini kurumamış yaralar. Tırnaklarımızın arası hayattan kazıdığımız kirlerle dolu. Ne güvenimiz var, ne bugüne, ne de geleceğe. Ölülerimizi sırtımızda taşıyoruz. İnatla doğurmuyoruz. Çoğalmıyoruz. Geceleri daracık mezarlarda uyuyoruz. Gündüzleri ha öldük ha öldürdük diye korkuyoruz. Kötüyü gördük. Unutamıyoruz.
Zaman hep yuvarlak. O yüzden devamlı başa dönüyor kader. Katiller yeniden ve yeniden doğuyorlar. Kadınları itinayla itinayla itinayla severek ve severek ve severek bir bir öldürüyorlar.Her başarılı erkeğin arkasında kabus gibi bir anne.