Talih, verdiğinden fazlasını alamaz, dolayısıyla insan kendi gerçek benliğine dönmek, dışsal unsurları kaybettiğinde yıkılmamak ve ruh dinginliğine kavuşmak istiyorsa, onun sunduğu lütufları kabul etmemeli, onu küçümsemelidir.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Her ne kadar talih evrenin oluşumunda rol oynamasa da insanın yaşamında sürekli karşılaştığı, gerçekte kendisine ait olmayan, dışardan kendisine lütuf olarak sunulan her şeyin sebebidir.
O halde kendi doğasıyla uyumlu olan ve başka hiçbir yolla elde edilemeyen yaşam mutludur: öncelikle zihnimiz sağlıklı olmalı ve kendi sağlığını kalıcı bir şekilde elde etmiş olmalı, sonra cesur ve dinç olmalı, dahası en güzel şekilde sabreden, farklı dönemlere ayak uyduran, kendi bedenine ve onu ilgilendiren her şeye dikkat eden ama bunun için dertlenmeyen, yasamı meydana getiren hiçbir şeye ilgisiz kalmayan ama hayranlık da duymayan, talihin armağanlarından faydalanıp onların kölesi olmayan bir karakterde olmalı.