İnsan evvela kendi içinde kendine yeten bir dünya kurabilmeli ve kendini teskin etmeyi öğrenmeli. Bu olmayınca tutunmak ve dayanmak için oyalanacak duraklar arar, bizi anlasın diye başkalarına gider, çoğu zaman da yanlış kişilere müracaat ederiz. Hüsran biraz da budur.
Mesela herhangi bir gün müthiş bir iç sıkıntısı seni boğar. Hayat sana karanlık, manasız gelir. İnsan, biraz evvel senin zırvaladığın gibi felsefeler yapmaya başlar. Hatta yavaş yavaş onu da yapamaz ve canı ağzını açmayı bile istemez. Hiçbir insanın, hiçbir eğlencenin seni canlandıramayacağını sanırsın. Hava sıkıcı ve manasızdır.Hava ya fazla sıcak, ya fazla soğuk, ya da pek yağmurludur..