"...bu yazıyı kaleme aldığım saatte hâlâ yağan bu ince ve dondurucu yağmur hiç kuşkusuz ben olmadan sürüp gidecek, gün boyunca yağmaya devam edecekti."
"...benim terk ettiğim, diğer insanların ise yollarına hâlâ devam ettikleri o dingin ve tekdüze hayatı ancak uzaktan ve bir uçurumun yarıklarının arasından görebiliyorum."
"... Demek burada kımıldayan, soluk alan, tıpkı herhangi bir masa gibi bu masanın yanında oturan, belki de başka yerde olması gereken, dokunan hisseden ve giysilerinde hâlâ kıvrımlar oluşan ben öleceğim!"