Deniz

"Bütün güzellikler vahşi ve özgürdür."
Sayfa 160·Kitabı okudu
Edebiyat
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
"İnsanlar şehir gibiydi. Bazı kötü yönleri var diye bütün şehirden nefret etmezdiniz.Sevmediğiniz yanları, birkaç tane tehlikeli ara sokağı ve mahallesi olabilirdi ama bir şehir yaşanır kılan şey iyi yönleriydi."
Sayfa 47
Veriler doğrulamıyordu ama Fiona'ya öyle geliyordu ki, 2012 yazının sonunda Büyük Britanya'da evlilikler ve birliktelikler bir gelgit dalgasına kapılmışçasına dağılıyor, dertler kabarıyor, koca evler dalgaya kapılıp sürükleniyor, mülkler ve umut dolu hayaller savrulup gidiyor, güçlü bir yaşama güdüsüne sahip olmayanlar boğuluyordu. Sevgi dolu vaatler inkâr ediliyor ya da yeniden yazılıyor, bir zamanların sorunsuz yoldaşları masrafına aldırmadan avukatlarının ardına çömelmiş usta savaşçılara dönüşüyordu. Bir zamanlar yüzüne bakılmayan ev eşyaları uğruna kıran kırana savaşılıyor, bir zamanlar esirgenmeyen güvenin yerini her kelimesi özenle seçilmiş "anlaşmalar" alıyordu. Tarafların zihninde evliliğin tarihi yeniden yazılıp başından beri hüsrana mahkûm, aşkınsa yanılgı olduğu anlaşılıyordu. Ya çocuklar? Bir oyundaki fişler, annelerin kullanımına ayrılmış pazarlık kuponları, babaların mali ya da duygusal ihmal nesnesi; kimi gerçek, kimileriyse genellikle anneler, bazen de babalar tarafından hayal edilmiş ya da utanmadan uydurulmuş taciz suçlamaları; ortak velayet anlaşması gereği her hafta evler arasında gidip gelen, serseme dönmüş çocuklar, bir avukatın ötekinin yüzüne cıyak ciyak vurduğu kayıp paltolar ve kalem kutuları; babalarını ayda bir ya da iki kere görmeye, bazısı da -erkeklerin en kararlıları yeni evlatlar biçimlendirmek üzere yeni, ateşli evliliklerin demirci ocaklarında kayboldukça- asla görmemeye mahkûm çocuklar. Ya para? Geçer akçe, yarı gerçekler ve mazeret safsatalarıydı. Açgözlü babalara karşı açgözlü anneler bir savaşın sonunda uluslar misali manevra yapıyor, son geri çekilişten önce yıkıntıların arasından toplayabildikleri ganimetleri kapıyorlardı. Paralarını yurtdışı hesaplarında gizleyen erkekler, sonsuza dek konforlu bir hayat talep eden kadınlar.
1000Kitap
Düşünceler baskı altına alınarak yok edilemez. Onlar ancak dikkate alınmayarak yok edilebilir. Düşünmeyi reddederek — değişmeyi reddederek. İşte bizim toplumumuzun yaptığı da bu!
Sayfa 145 - Metis Edebiyat·Kitabı okudu
Edebiyat
Ne aradığını bilmiyordu. Ama onu nerede arayacağını biliyordu.
Sayfa 151 - Metis Edebiyat·Kitabı okudu
Edebiyat