Seninle konuşacağım artık anlaşılan Eylül.
Önceden sadece aracıydın O’dan bana benden O’na ne var ne yoksa dökersin gizli saklı olmadan.
Şimdi sadece dinleyensin.
İkimiziz sadece.
İçimdeki kızla özgürce konuşabilirim değil mi?
Eğrisiyle doğrusuyla ne anlatsam dinlersin değil mi beni?
Ben hep kendimden başkasına zararım yok diye bilirdim aslında O’nunla tanışmadan evvel.
Ben ne edersem kendime ederdim çünkü hep.
Yorulsam da yoruldum demez gücüm kalmasa da bana yardım edin demezdim kimseye.
Yapıyorsam hep en iyisi için çabalar yapamazsam da sonuçlarına ben katlanayım derdim.
Kimseyi ortak etmezdim dünya telaşıma.
Çok kolay gelmedim bu yaşıma her insan gibi her genç kız gibi önüme türlü engeller çıktı.
Az ya da çok bi şekilde düştüğüm gibi elimi yüzümü değil de kalbimi kirletmeden kalktım düştüğüm yerlerden.
Kimse yoktu mesela ardımda.
Tıpkı şimdi olmadığı gibi.
Unutamadığım hafızamdan silemediğim o kadar çok düşüşüm var ki ama şimdi sana anlatmaya kalksam bunlara üzüldüğümü düşünürsün.
Hepsi yaşamam gereken beni büyüten şeylermiş aslında ben artık bu pencereden bakıyorum.
Eğer şimdi böyleysem bu yaşadıklarımdan sebep.
Şikayetim çok aslında kendimden.
Mesela çok sabırsızımdır.
Eğer bir şeyi çok istiyorsam ya da aklıma birşey koyduysam hemen olmalı ötelememem gerekiyor.
Sebebini bilmiyorum belki de senin gibi küçücükken bi çok istediğim şeyi elde edememiş olmamadan olabilir.
Olmayınca sanki dünya başıma yıkılmış gibi herkes gözüme düşman kesilir ve ben oyuncağı elinden alınmış bi çocuk gibi küserim.
Sahiden küsmem ama kendi kendime küserim neden olduramadın diye.
Bunu hiç sevmiyorum mesela.
E bırak değil mi olmuyorsa vardır elbet bi sebebi her şeyi oldurmaya gücün yetmez ki bekle ya da dinle hayır deniyorsa muhakkak bir açıklaması vardır..
Ama yok işte.
Bi gün bi etek