gözyaşlarım, diyorum.
çocukluğunda çok ağlardın, diyor. hatırlıyorum.
(...)
bir köşeye sığınmış. ya da yorganın altına. belli bir nedeni olmayan.
her zaman bir nedeni vardı, diyorum.
kimbilir. belki, diyor.
sonra gene bir soru: gene öyle mi?
öyle olan ne? gene olan ne?
gözyaşları, diyor.
çocukluğumda o kadar akıtmışım ki, gözpınarlarım şimdi kupkuru.