İmran.

İmran.
@imranbole
“Burada artık hayal bile kuramıyorum. Ümitsizlikten değil, nemden.”
Reklam
“Benim yüksek sesli yalnızlığıma coşkulu bir bitiş yakışırdı.”
“İnsan yalnızlaştıkça, kendine sığınıyor. Ben de yeni bir insan oluyorum. Hayatta çok şeye geç kaldım ben. Artık geç kalmıyorum.”
“İnsan yalnız kalmaya görsün, kafasını neye takacağını şaşırıyor.”
“Çimenin bir yaprağı, binlerce sene önce, yukarı doğru uzamak yerine kendini yere, toprağa doğru bırakmış. Nereden geldiğini, atalarını, toplumsal belleği hatırlamaya istekli olmuş. Bu hatırlama isteği neticesinde yukarı doğru gitmek yerine, toprağa, eskiye, geçmişe dönmüş. Kendi için geçmişe dönmeye karar veren yaprağın toprakla, geldiği yerle buluşması sayesinde çimen mısır olmuş.” “Kişisel gelişim, bireyin kendini daha ileriye götürebilmek için gerçekleştirdiği çabaların toplamıdır. Farklı ekoller, metotlarla yolunu kaybetmiş 21. yüzyıl insanının yalnızlığına, kaybolmuşluğuna, zaman zaman içinde boğulduğu anlamsızlığa merhem olduğu su götürmez bir gerçektir. İyi ki de vardır. Fakat kişisel gelişim düzenin içinde kaçınılmaz bir şekilde sektörleşme meylinden nasibini almış, sektörleşirken de odağını müfrit bir biçimde bireye sabitlemiş , bireyin toplumla ve bilhassa geçmişiyle bağını es geçmiştir. Bir nevi toprağa dönmeyen diğer çimen yaprakları gibi sadece yukarı doğru uzamayı hedeflemiş, bireyselliği mübalağa etmiştir. Elbette mısır olmadan önce çimen gibi büyümek, yukarı doğru uzamak gelişimin temelidir. Fakat sadece yukarı doğru gitmek yeterli olmadığı gibi imkansızdır da. Yukarı doğru giderken bir zaman gelir, baş camdan bir tavana çarpar. Yol kesilir. Halbuki toplumsal belleğe, atalara, eskiye, eski hikayeyi hatırlamaya sebat ve heves etmek yolu açar. Yola çıkarken ayağımıza takılan yalnızlığımızın, anlamsızlığın panzehri olur. Çimeni mısır yapar.
Reklam