İmran.

İmran.
@imranbole
“Hisler biter, insanlar değişir, anlar anıya dönüşür, acı diner, mutluluk biter, gelen geçer, geçen gider. An olduğu yerde çakılı kalıp yanında gelmiyor ya insanın, en büyük ihanetidir bu zamanın. Kendinle başa çıkmak kendini görmezden gelmeye ve boş vermeye dönüştüğünde, senin de dönüştüğün şey ancak bir canavardır. Oradan oraya saldıran, bazen sadece duran, bazen donuklaşan, bazen çıldıran. Öfken kalbine hükmen mağlup olduğunda tüm ağaçların devrilir, köklerin acı acı sökülür toprağından. Yağan tüm yağmurların ahıdır dik tutmasını bir türlü beceremediğin ağaçlar. Yenilgi yenilmek isteyene yoktan bir sebeptir. Bir aslan gelir, evini yerle bir etmekle suçlayacak sanırsın seni, güler oysa; zaten mahvetmektir amacı onun da kralı olamadığı bir ormanı. Kuşlar son şarkısını söyleyemeden ölmüştür çoktan. Tüm güzelliklerin bir yün çirkinleştiği göğsünün tam ortasında kavrulur, senin derdin yine de bir manzarayı en güzel yerinden izlemektir.”
Sayfa 32 - Çerçeveletilmiş öfkeler, açılmış bavullar - Hazal Kebabci
Reklam
Senin sırrın olmak, en büyük günahın olmak, ışığın ve karanlığın olmak, gün yüzüne çıkmamak, kıyılarda serpilmek, bir belirip bir yok olmak, yanı başında durmak, durdurduğunda tutunmak, dönüp aradığında kaybolmak. Yorulur muyuz çok sevmekten?
Sayfa 67·Kitabı okudu
Sen bu kadar varsan ben yokum artık.
Sayfa 84·Kitabı okudu
Aşk gece boyu şiltenin altından gecenin kuytusuna dağılan seslerdir.
Sayfa 71·Kitabı okudu
Terin tenimde kuruduktan sonra cümlelerimde virgül yerine artık bahçe kuruyorum.
Sayfa 24·Kitabı okudu
Reklam