“…hiçbir sorunu çözmek istemeyen bir toplumda katlanma fikri yaygındır. Katlanmasalar nasıl yasayabilirler?"
Küçük Akrep güler gibi konuşmuştu.
"Kişisel çaba bir işe yaramaz mı?"
"Yaramaz! Bu kadar kafası karışık, cahil, zavallı, fakir, halinden memnun hatta mutlu bir halk; ellerinde sopa olan, büyülü yaprakları ve kadınları çalmaktan başka bir şey bilmeyen askerler; kurnaz, bencil, öngörüsüz, utanmaz, kendi çıkarlarından başka bir şey düşünmeyen ve toplumla hiç ilgilenmeyen siyasetçiler varken kişisel çaba bir işe yarar mı? Kendi başının çaresine bakmak başkalarıyla ilgilenmekten önemlidir!"
Geçenlerde Karşı-Ütopyacı bir eserle kesişti yolum. Bu alıntıda o kitaptan. Ben anlatmaya başlamadan sizlere söylemek istiyorum ki, yazar bu kitabı şöyle ifade ediyor;”Kedi gezegeni bir kabustur.”
Bana göre distopya, yazarımıza göre karşı-ütopya olan bu kitap, Çinli bir Astronotun geçirdiği kaza nedeniyle uzay gemisinin Mars’a düşüp yolunun ise Kedi Gezegeninde yaşayan Kedi İnsanlarla karşılaşmasıyla başlıyor. O gezegenin üst sınıfından olan Büyük Akrep ve oğlu Küçük Akrep karakterimizi Kedi Ülkesinde bir gezintiye çıkıyorlar. Bu gezi sırasında ise geri kalmış ekonomisiyle siyasi iniş çıkışlar yaşayan, yozlaşmış kurumların olduğu ve büyülü yaprak bağımlısı bir toplumla karşılaşıyor. Biraz tanıdık geldi sanki. Herneyse. Bence bu kitap, türüyle ilgili farklı nitelendirilsede net bir siyasi eleştiri kitabı diyebilirim. Keyifle ve altını çizerek okuduğum bir kitaptı. Sizde okusanız seversiniz bence.