Dün geçti, yarın meçhul, şimdi içinde bulunduğun anı değerlendir. Geçen saati dünyaları versen geri getiremezsin. Bugün çok kafana taktığın ve dert olarak gördüklerini fazla değil, bir yıl sonra belki gülerek hatırlayacaksın. Asıl tasalanman gereken hususları kendine dert edin.
Kulluk gibi…
Kendini yetiştirmek gibi…
İnsanlığa faydalı işler yapmak gibi…
Karlar güneş çıkınca nasıl eriyor? Buzlar sıcak havada nasıl tükeniyor? Aynen böyle ömür sermayemizde her dakika eriyip gidiyor! Her geçen gün hayat takvimimizden yapraklar tek tek bitiyor!
“Önce sen mutlu ol çünkü yaşayamadığını yayamazsın, tanımadığını tanıtamazsın, anlayamadığını anlatamazsın. Mutlu olursan tebessümün bol olur, daha sağlıklı yaşarsın ve doğru davranmanın zeminini yakalamış olursun. Çünkü mutluluk tepkisel davranmanın ilacıdır. Karşındakine önce sen değer ver ve saygı duy ki, onun gönül toprağında sevgi filizi yeşersin…”