“Her kadın gibi o da dingin ve pürüzsüz bir sevgi istiyordu. Tıpkı oturma odasındaki lambanın mat ışığı gibi; erkeğin çalışmasını engelleyecek kadar loş, ama uykusunu kaçıracak kadar da parlak...”
“Merak ediyorsanız açıklayayım: Bundan benim de kuşkum yok. Aklı bir karış havada arı ile uçarı güle ibret olsun diye, en çok kutsal bir inanca kaynaklık ettiği için dev pipoyu gözüm gibi saklıyorum. Kuşkuya düştüğüm zamanlar gözlerimi dikip bakıyorum porselen çanağına. Ama hayır, hayır, kutsal Hubert bu pipoyu kesinlikle içmişti. Eğer ben içmiyorsam, çanağının porselen oluşundan, bu nedenle pipoya tütün kokusu sinmeyip yüzeyinin isle kaplı bulunmasındandır. Gözenekleri olmayan porselen tıpkı sevgisiz bir yürek gibidir, hiçbir sevdalının sıcak soluğu onun soğukluğunu gideremez.”