Hiç mi bir büyük ayrımın farkında değilsiniz?
Biri ... Recep Tayyip Erdoğan ...
Diğeri... Mustafa Kemal Atatürk ...
İkincisi ... Atatürk, tarımın gelişmesi için 1925 yılından itibaren örnek çiftlikler kurdu: Ankara' da Orman Çiftliği, Yalova' daMillet ve Baltacı çiftlikleri, Silifke' de Tekir ve Şövalye çiftlikleri, Dörtyol' da Karabasmak Çiftliği, Tarsus' ta Pillioğlu Çiftliği. Buyedi çiftliğin arazi varlığı 15 bin 500 hektar kadardı.Atatürk 11 Temmuz 1937'de Başbakan İsmet İnönü'ye yazdığı
bir yazı ile bu çiftlikleri hazineye, yani halka bağışladı.
Bu çiftliklerin idaresini devralmak üzere 1 Ocak 1938 tarih
ve 3308 sayılı kanunla bir iktisadi devlet teşekkülü olarak örgütlenen Devlet Ziraat İşletmeleri Kurumu oluşturuldu. Kuruluşunamacı, oluşturacağı zirai makine ve araç parkıyla köylünün ekim, nadas ve harmanına yardım ederek; tarlalarında tarımsal mücadele yaparak, onları modern tarıma alıştırmaktı.
Kurum çalışmalarını daha çok tahıl türleri ve hayvan ırklarının iyileştirilmesi üzerinde yoğunlaştırdı. Vs ...
Diğeri ... Atatürk Orman Çiftliği üzerinde AkSaray inşa ettirdi.
Ve AkSaray' da; halk için, tavuk-bıldırcın, sebze-meyve üretimi
yaptırmıyor. AkSaray' da sadece kendi ve ailesi için üretim
yaptırıyor!
İşte fark budur ...
Biri ... "Köylü öğrensin-halk yesin" diye örnek çiftlikler kuruyor.
Diğeri. .. "Kendim -ailem hem oturup- hem yesin" diye Atatürk
Orman Çiftliği'ni ne hale getiriyor.
Erdoğanların bencil dünyalarını anlatması bakımından, kümes
iyi bir simge değil mi?
Kim ne derse desin; bunun adı, çöküş'tür.
Düzenin, siyasetin ve insanın çöküşü' dür ... (1 Nisan 2015)