Var olmam için sizlerin hepinizi inkar etmem gerekiyor. Kuzey Almanya'nın konuştuğum dili doğru dürüst anlamayan en basit köylüsü şu anda bana; içi döktüğüm, beni hep anlamış, bana hep güvenmiş siz sevgilim dostlarımdan çok daha yakın!
(Savaş nedeniyle farklı milletlerdeki dostlarından her anlamda uzak kalma zorunluluğunu daha iyi nasıl anlatabilridi, bilemiyorum.)
Toplumun seçmiş olduğu temsilciler, doğru dürüst çalışmadan birkaç önemsiz tartışmanın ardından niçin tatile çıkıyor?
***
Nasıl oluyor da seçilebilmek için yaptıkları uzun konuşmalarla kendilerini öven, ulusumuzun sorumluluğunu taşıyan bu insanlar görevlerinin başından haftalar boyu uzaklaşabiliyor?
Insanlar şiddet kullanarak değil sanat yeteneği ile diğerine varlığını kabul ettirebilir. Tarih de şarkılar, şiirler ve efsanelerle hep savaşlardan söz edeceğini bir araya gelen ulusların yükselişlerini gelecek nesillere iletebilir.
Tarih edebiyatın doruğuna ulaştığı ülkelerde yaşar, güçlenir ve gerçekçi olur. Bir toplum en büyük başarıya; ulusal tarihi dünya tarihinde yer aldığı, ulusal efsaneleri dünya efsaneleri arasına girdiğinde ulaşmış demektir. Önemli olan bir ulusun yaratıcılığından ne kadarını bütün insanlığa verdiğidir.
Olayların ta günümüze gelebilmelerinin tek nedeni onlara edebiyatlaştırmak, Mısırlıların mumyalaması gibi sürekli korumak, binlerce ve binlerce yıl kalıcı olmalarını sağlamaktır.