Kim düşünebilir ki, kendisi ve çocukları için hiçbir şeyden yoksun kalmama güvenliği insanları yeterince çalışmaya zorlamaz.
Siz aylaklığı koruyorsunuz diye bize çatıyorlar. Bizim yaptığımız aylaklığı ortadan kaldırmanın ta kendisi iken, nasıl söyleyebilirler bize bunu? Bizim
bütün ürünleri dağıtmadaki eşitliğimiz herkesin beden ve zekası ölçüsünde çalışma eşitliği şartına sıkı sıkıya bağlıdır. Toplumun temel ilkelerinden biri, almaya hak kazanmak için işbirliğine katılmak olduğuna göre, bu toplumda aylak oturmanın yeri yoktur.
Mesleğimde birçok insanın yaptığı işi yapacak bir makine bulundu diye telaş mı edeceğim? Hayır. Çünkü, bir makinenin bulunması hiç bir kötü sonuç vermeyecek. Topluluğa zaman kazandıracak, dolayısiyle, yorgunluğu azaltacak. Makinenin serbest bıraktığı kol gücü başka işte kullanılacak ve kimsenin aç kalmasına yol açmayacak.
Bakıyorum, keten kenevir yetiştirenlerin, gerek dokuma maddelerini, gerek yün, gerek ipeği kullanılacak hale getirenlerin, onları örenlerin, bez kumaş dokuyanların, deri işinde çalışanların, kundura yapanların hemen hepsi gömleksiz, elbisesiz, ayakkabısız. Yine bakıyorum, mobilya, araç, gereç, kapkacak işlerinde kol gücüyle çalışanların hepsi hemen her şeyden yoksun...
Eski baskı, kör ve boş inançlar rejimini sadece törpülemek, bir devrimin kazançlarını tehlikeye atmaktır. Bunları kökünden yok etmediniz mi, yeniden başımıza bela olurlar.