-Babeuf, eşine az rastlanır bir aydınlıkla görmüştür ki, burjuvazi bir yandan eski düzenin yeniden kurulması, öbür yandan halkın ayaklanması korkusu içinde, kendini bir Bonaparte'ın kollarına atacaktır.-
...bütün partiler telaş içinde ve her birisinde bıçak öylesine kemiğe dayanmış ki, her birinin içten içe, işi, yumruk kavgasına dökmek istemeleri olanaksız değildir. Halk öylesine mutsuz ki, bütün çektiklerinin kaynağı saydığı borsa dalavereleriyle kendisini sömüren sınıfla boy ölçüşme fırsatını elden kaçırmaz elbet. Zenginler ezdikleri çoğunluğun kendilerinden ne denli nefret ettiğini sezinliyorlar: Bu, onları sans-culotteları yumuşatacak, dizginleyecek ve ürkütecek bir fırsatı özlemeye sürüklüyor; istiyorlar ki, sans-culotte'lar boyunduruk altına alınıp bir baş belası olmaktan çıksın. Ellerinden gelse, o sevgili krallık tahtının yeniden kurulmasını da isteyecekler, o tahtın gölgesinde o canım efendi - uşak düzenini daha sağlam temellere dayayacaklar. Eğer hükümet halk adamlarıyla anlaşsa ve halkın haklarını sağlasaydı, kralcıların başkaldırmasından korkmazlardı artık...
Bu durum, Directoire hükümetini şu avuntuya kadar götürmüştür: Askerlerimiz bizi korur. Ama yönetimi askerlerin eline verecek duruma mı düştük şimdi?