Memed

Memed
@incememeddd
Cahilliği yok olana dek
.
24 Mart 1990
80 okur puanı
Şubat 2020 tarihinde katıldı
En zor savaş, kafanda bildiklerinle kalbinde hissettiklerin arasındadır.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
İnsanlar adaletsizliği sadece kendi başlarına gelince düşünüyorlar." - Charles Bukowski
Ölüler evinden kısa kesit
Dostoyevski kalabalık bir toplantıda yaptığı konuşma ve okuduğu şiir nedeniyle Rus Çarı tarafından hapse mahkum edilir ve Sibirya’ya sürülür. Hapis yıllarını “Ölüler Evinden Anılar” isimli kitabında toplar. Yazar, buradaki hayatından önce halkı, insanları tanıdığını düşündüğünü, ama yanıldığını hapis yıllarında anladığını belirtir. Dostoyevski, 'kara halk' olarak tanımladığı bu kitleyle karşılaştıktan sonra, insanları çözümlemeye ve iç dünyalarının derinliklerine inmeye başlar. Sürgünde Dostoyevski, hapishanedeki bir köpekle, insan ilişkileri üzerine gözleme dayalı bir deney yapar. "Köpeği takibe alır ve yanından geçen her mahkumun onu tekmelediğini gözlemler. İlginç olan şey, köpeğin mahkumlardan kaçmaması ve yanına bir mahkum yaklaştığında eğilerek tekme pozisyonu almasıdır Köpeğin her yanından geçen her mahkum köpeği tekmelemekte ve köpek bir tepki vermemektedir Dostoyevski de, bir gün köpeğe yaklaşır ve onun başını okşamaya başlar. Köpek bir süre şaşkın şaşkın ona baktıktan sonra, hızla yanından uzaklaşır ve havlar tekme pozisyonu almasıdır Köpeğin her yanından geçen her mahkum köpeği tekmelemekte ve köpek bir tepki vermemektedir Dostoyevski de, bir gün köpeğe yaklaşır ve onun başını okşamaya başlar. Köpek bir süre şaşkın şaşkın ona baktıktan sonra, hızla yanından uzaklaşır ve havlar Önüne gelen mahkumun tekmelediği köpek, o günden sonra nerede Dostoyevski'yi görse ondan kaçar ve ona bir daha asla yaklaşmaz." Köpeğin tekme atanlardan kaçacağı yerde başını okşayan Dostoyevski'den kaçmasının bir piskolojik açıklaması vardır elbet! Kötülüğü hayat şartı kabul etmiş canlıların sevgiyi, kardeşliği, paylaşmayı görünce çok büyük şaşkınlık yaşamaları ve afallamalarıdır bu Ruhu köleleştirilmiş bu köpek sevgiye açtır. İnsanlar için de geçerlidir bu Bazen kötü davrandığınız
İstanbul her zaman İstanbul değildi. Byzantion’du, Constantinopolis’ti, İkinci Roma’ydı. Orta Bizans döneminde sadece Polis, Osmanlı döneminde Kostantiniyye, İslambol, Dersaadet ve daha birçok şeydi; ama hiçbir zaman sadece İstanbul değildi. 20. yüzyılın ilk yarısında İstanbul adı dışındakiler neredeyse tümüyle silindi. Her biriyle bir başka göndermeler takımının gündeme geldiği bu anlamlar dünyası bir zamanlar çok üyesi olan bir kozmopolit yerleşmeler ailesinin en büyük kentini anlatıyordu. Bu kozmopolitizm aşındıktan sonra başka bir kent doğmuştu ama sayısız değişkene göre çeşitlenen bireyselliklerin, tercihlerin ve dışavurumların kenti olurken adını da tekilleştirmişti. O, bugün Türkiye’de ve dışarıda hemen herkes için artık yalnızca İstanbul. #İsimlerinŞehriİstanbul
Başkaları bizim için ne der kaygısı, inandığımız doğruları hayata geçirmemize engeldir.