Değerli yazarımız Yaşar Kemal’in ilk romanı olan bu seriyi 32 yılda bitirdiğini öğrenmek, benim, tamamlamak için ne kadar emek verdiğini ve eseri ilmek ilmek örerek inşa ettiğini anlamamı sağladı. Toplumun içinden, toplumun gözüyle; kültürel ve ahlaki olarak gerçeklerimizi gerek mantıkla gerekse duygularla hepimizi anlatan geniş çaplı bir seri. Yorumumu genel anlamda dördüncü kitap üzerinden yapsam da kesinlikle baştan başlayarak seri halinde okunması gereken bütün bir eser. Çukurova’da yaşayan köylü Memed’in Abdi Ağa’ya olan mücadelesinin anlatıldığı bu seride son kitabımız, finale ulaştığından geride birçok soru işareti bıraksa da belki de yazarın tam olarak amaçladığı bu sorgulama eylemini destekliyor. Cumhuriyetten sonra gelişen medeniyet; İstanbul beyleri ve hanımları çevresinde büyük farklar yaratırken; Anadolu’muzun topraklarında durum neydi? İnsanların mücadelesi nelereydi? Ve en önemlisi üstünler güçsüzlerin üzerinde nasıl bir otorite sağlıyordu? Bütün ciddi konular sürükleyici bir kurgu ile neredeyse şiirsel denilebilecek bir üslupla ele alınmış. İçinde bulunduğumuz toplumda, yazılması ve ayrıca anlaşılması zor (ya da başka bir deyişle yanlış anlaşılmaya müsait) konuları titizlikle okurla paylaşırken, kaleminin gücü ile konusu ağır olmasına rağmen düşüncelerini oldukça akıcı ele alarak okuyucuya yardım ediyor yazarımız. Türk yazarlarımızın en kıymetlilerinden biri olan Yaşar Kemal’in birbirinden önemli eserleri arasında okunmasını şiddetle tavsiye ettiğim bir seridir. Okuyun, okutturun…