"Adem kalay" beyin bizleri sunduğu bu güzel kitap için başta teşekkür ediyor sonra kitap hakkında bahsetmeye geçiyorum
“Gerçeğin yüzü, hep gizlenmiş bir sır gibi üzerimize çöker. İnsan, kendini ne kadar saklasa da, geçmişin yükleri bir gün hesap sorar. Kimi zaman hatalarımızı, kimi zaman unuttuğumuz küçük kırıklıkları karşımıza çıkarır. Ve o an, gözlerimizi kapatıp gerçeklerden kaçmak yerine, onları kucaklamamız gerekir. Çünkü gerçek, acıtsa da özgürleştirir.
Her yaşam bir bilmecedir; içinde saklı düşmanlar, dostlar, ihanetler ve affedişler barındırır. Başkomiser Orhan Avcı’nın iz sürdüğü gizem, sadece bir cinayetin değil; aynı zamanda hayatın ta kendisinin yansımasıdır. Kimi zaman, en büyük düşmanlarımız dışarıda değil, kendi içimizde gizlidir. Sinem’in yaşadığı sarsıntı, aile sırlarının, bastırılmış duyguların ve zamanında verilmiş yanlış kararların dalga etkisiyle nasıl büyük yıkımlara yol açtığını gözler önüne seriyor.
Ve bizler, kendi hikayemizin kahramanları olarak, yüzleşmek zorundayız gerçekle. Çünkü ancak o zaman, zincirlerimizden kurtulup yeniden doğabiliriz.”