n

n
@inciricim
49 okur puanı
Mart 2021 tarihinde katıldı
O aylarda ne yapmaya çalıştığımı, yaşamak istemeyen bir insanı yaşatmanın ne kadar zor olduğunu düşündüm. Ön­ce mantıkla giriyorsun (Uğruna yaşanacak bir sürü şey var), sonra suçluluk hissini yokluyorsun (Benim hatırım yok mu?), o sökmezse öfkeyi , tehditleri, yakarışları deniyorsun (Bak ih­tiyar bir adamım ben, yapma bunu bana). Ama bir kere ta­mam derlerse, azmettirici olarak senin kendini kandırma sürecin başlıyor, çünkü ona ağır geldiğini, yaşamayı hiç is­temediğini, var olmanın dayanılmaz ağırlığı altında ezildiği­ni görüyor ve her gün kendine tekrarlıyorsun: Ben doğrusu­nu yapıyorum. Onu istediğini yapmaya bırakmak doğanın ve aşkın kanununu çiğnemek demek. Atlıyorsun mutlu anların üzerine, kanıt olarak gözüne sokuyorsun -Bak işte bu yüz­den yaşamaya değer. Bu yüzden yaşamaya zorluyorum seni­ ama o bir an, diğer tüm anlan, anların büyük çoğunluğunu telafi edemiyor.
Sayfa 844 - Doğan Kitap Yayınevi·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
O ak­şam bulaşıkları topluyorduk, makineye koymam için uzattı­ğı kase parmaklarından kayıp düştü, yerde parçalandı. "La­net olsun!" diye bağırdı. "Çok özür dilerim Harold, çok sala­ğım, çok sakarım." Lafı bile olmayacağını söylememize rağ­men üzüntüsü giderek arttı, sonunda burnu kanamaya baş­ladı. "Jude" dedim ona, "olur öyle, ne üzülüyorsun?" Ama ba­şını salladı, "Hayır" dedi, "her şeyi berbat ediyorum. Neye elimi değdirsem kurutuyorum." Yerdeki kırıkları toplarken Julia'yla birbirimize baktık, ne diyeceğimizi bilemedik: Ver­diği tepki, olana kıyasla çok abartılıydı. Fakat tabağı duva­ra çarpmasından bu yana geçen aylarda birkaç olay daha ya­şanmıştı ve onunla geçirdiğim hayatım boyunca ilk kez ne kadar öfke dolu olduğunu, öfkesini bastırmak için her gün ne kadar mücadele verdiğini anlamıştım.
Sayfa 843 - Doğan Kitap Yayınevi·Kitabı okudu
Korktuğun biriyle gerçek bir ilişki yaşayabilir misin? El­bette yaşarsın. Ama yine de korkutuyordu beni çünkü güçlü olan oydu, ben zayıftım: Kendini öldürürse, kendini benden koparırsa yaşamaya devam edeceğimi biliyordum ama yaşa­mak bir görev haline gelecekti; o andan sonra hep açıklama­lar arayacak, geçmişi didik didik ederek hatalarımı bulacak­tım. Ve tabii onu ne kadar özleyeceğimi de biliyordum, çün­kü aramızdan ayrılışının provalarını yapmış olsa da ben bir türlü bunlara alışamamış, sarsıntısını kanıksayamamıştım.
Sayfa 842 - Doğan Kitap Yayınevi·Kitabı okudu
Rahat, samimi, güzel bir yemek­ti ama sessiz de geçti, bir ara başımı kaldırdığımda hiçbiri­mizin yemeklere dokunmadığını, ya tavana ya tabaklara ya birbirimize baktığımızı, farklı farklı düşünceler içinde olsak da hepimizin aklında tek bir şey olduğunu fark ettim.
Sayfa 839 - Doğan Kitap Yayınevi·Kitabı okudu
Soğuk ve sessiz tuvalette, eskiden kalma "Ya" oyu­nuna başlıyor kendi kendine: Ya hiç Luke Birader'in peşin­den gitmeseydim? Ya Dr. Traylor'ın beni almasına izin ver­meseydim? Ya Caleb'i içeri davet etmeseydim? Ya Ana'yı da­ha çok dinleseydim? Her soru beyninde zonklayarak devam ediyor. Ama başka yollara da sapıyor: Ya Willem'le tanışmasaydım? Ya Harold'la tanışmasaydım? Ya Julia veya Andy veya Malcolm veya JB veya Richard veya Lucien veya onca insanla tanış­masaydım: Rhodes ve Citizen ve Phaedra ve Elijah hiç gir­meseydi hayatıma? Ya Henry Young'lar? Sanjay? En korku­tucu sorular insanlarla ilgili olanları. En güzelleri de öyle.
Sayfa 835 - Doğan Kitap Yayınevi·Kitabı okudu