n

O zaman Jude'a bakmış ve ona, yaşamış olduğu hayata dair gerçekten kafa yorduğunda kapıldığı hislere kapılmış­tı tekrar: Üzüntü diyebilirdi ama acıyarak üzülmek değil­di onunki, hayatla cebelleşen tanımadığı milyarlarca insa­nı kapsayan geniş bir kederdi; insanların en berbat şartlara, en zor yaşantılara rağmen her yerde hayata tutunmalarına duyduğu hayretle karışık bir keder. Hayat çok hazin gelirdi o anlarda. Bunu bile bile hepimiz yaşıyoruz. Bile bile dört el­le sarılıyoruz, bize avuntu olacak bir şeyler arıyoruz.
Sayfa 743 - Doğan Kitap Yayınevi·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Korku, uykuya yatan ama hiçbir zaman kökünü kurutamayacakları bir virüs gibi, ne kadar da hızlı, dehşetengiz hızlı ele geçirivermişti bünye­lerini. Neşe, umursamazlık: Bunları baştan öğrenmeleri, sil baştan hak etmeleri gerekiyordu. Ama korkuyu tekrar öğ­renmeleri gerekmeyecekti: Üçünün içinde ortak bir hastalık, DNA'larına örülmüş parıltılı bir iplik gibi yaşayacaktı.
Sayfa 734 - Doğan Kitap Yayınevi·Kitabı okudu
Sert ve sarsıcı geçen iki yılda yaşadıklarını Jude'un yaşadıklarıyla kıyaslamak saçma geliyordu ama yine de onu değiştirdiğini hissediyordu bunların. Sürekli maruz kaldığı çaresizlik için­de bir tür yenilmezlik hissinin belirmesine neden olmuştu, üzerinde fuzuli, yumuşak ne varsa yanıp kül olmuş da çelik­ten bir çekirdek kalmıştı sanki, tüm kudretine rağmen bü­külebilir, karşısına çıkan her şeye göğüs gerebilirdi.
Sayfa 733 - Doğan Kitap Yayınevi·Kitabı okudu
Nihayet söylemek zorunda kaldı onlara: Ciddi bir şey yoksa telefon etmeyin. Kısa bir şey soracağım, yazmakla uğraşamam demeyin, mesaj atın. Telefon ederse­niz kötü haber diye açacağım. Hayatında ilk kez yüreği ağ­zına gelmek deyimini somut bir şekilde idrak ediyordu, ama onda sanki bir tek yürek değil tüm iç organları telaş ve pa­nikle ağzından fırlamak ister gibiydi.
Sayfa 731 - Doğan Kitap Yayınevi·Kitabı okudu
İki yıl önce tam bu hafta sonunu, İşçi Bayramı tatili­ni Yukarı Doğu Yakası'ndaki bir hastane odasında, pencere­den binanın dışında toplanıp içeride ölüme çeşitli uzaklıklar­da insanlar yatmıyormuş, kendi yakını ameliyatın ertesinde dört gündür uyutulmuyormuş, teni alev alev yanmıyormuş gibi yemek yiyip sigara içen, telefonda konuşan zümrüt yeşi­li pijamalar içindeki doktor, hemşire ve hastabakıcılara mi­desini bulandıran bir tiksintiyle bakarak geçirmişti.
Sayfa 729 - Doğan Kitap Yayınevi·Kitabı okudu