#Gözlerine bakarken anladım
O da zaten çocuktu benim gibi
Geçen gemileri timsaha benzettik
Karton filmlerden konuştuk daha sonra#
*Denize kıyısı olmayan insanları hiç sevemedim.
Deliler delilik kokuyordu ve karısının kokusu burnunda hunharca parçalara ayrılırken bütün delilerden aynı kokunun geldiğini düşününce ağlamamak için kendini zor tutuyordu. Her yer sevdiği kadın gibi kokuyordu ve içinden, lanet olsun, demeye çalışırken dişlerini gıcırdatıp parmaklarını birbirine geçiriyordu.
“Garip değil mi yaşamımızı nasıl kurduğumuz ?
Bir iplik parçası, bir çivi, bir mantar, bir kâğıt, bir paçavra, biraz toz, birkaç hiç…
Bir araya gelir bunlar, adı “bir yaşam”olur.”
(Göçmüş Kediler Bahçesi)
Yalana her şey isyan etmelidir. Eşya bile: Damlardan kiremitler uçmalıdır, ağaçlar köklerinden sökülüp havada bir saniye içinde toz duman olmalıdır, camlar kırılmalıdır, hatta yıldızlar düşüp gökyüzünde bin parçaya ayrılmalıdır filan… Zavallı mürâhik…
Peyami Safa -Dokuzuncu Hariciye Koğuşu