Daha önce birçoğumuzun adını duymadığı yerli edebiyatımızın yeni yazarlarından olan İnan Köse 'den okuduğum ilk kitaptı Sinek. Ankara'da gezerken bir kitapçının tavsiyesi üzerine almıştım uzun zaman önce. Birkaç defa okumak içine elime aldığımda gördüğüm kendimce uygunsuz kesitler nedeniyle okumayı bırakmıştım. Sonrasında aldığım #önyargısızkitap kararı neticesinde okuyup bitirmeye karar verdim ve şaka gibi 1 günde kitabı bitirdim. Dili ustaca kullanan yazarın tasvirleri harikaydı Günümüz İstanbul'un kenar mahallelerinde geçen bir film gibiydi. Fakirlik, gurur, anne-babasızlık, kavuşulamayan aşklar, gruplaşmalar, ağır abiler, çete başları, parayla adam satma, mafyavari davranışlar... Sanırsın Çukur tarzı dizilerden bir kesit izliyorum gibiydi.
Alibeyköy nam-ı diğer Köy' de yasanan olayları ve karakterleri ve onların hayatını Sinek lakaplı kişinin anlatımından okuyoruz ve anlatım o kadar akıcı ki sayfanın ardında neler var merak ediyorsunuz. Kitap çok kısa olmasına rağmen çok fazla karakteri vardı o konuda biraz şaşırdım kim kimdi neydi falan diye ama sonrasında her şey oturdu.
Kitap, Modern Türk Edebiyatı olarak geçse de yeraltı edebiyatı tarzına da uyan kısımları vardı. Günümüzde "yeni yazılan" Türk edebiyatı eserleri genel olarak benzer çerçevelerde ve biraz benim tarzıma uymayan şekilde yazıldığı için hep 80-90'lı yılların klasik eserlerini okumaya çalışıyordum. Günümüzde böyle güzel tasvirlerle yazılan eserleri okumak çok hoşuma gitti :)