İnsan düşmanlığı, insanlar hakkında yeterli bilgiye sahip olmadan bir insana sonsuz güven duyup, onu kesinlikle doğru, düzgün ve güvenilir sandıktan sonra kurnaz, güvenilmez ve sandığımızdan farklı olduğunun anlaşılmasıyla ortaya çıkar.
Demek ki sevgili dostum, el âlem bizim için ne diyor diye o kadar kaygılanmamalı, sadece doğrulardan ve yanlışlardan anlayan uzmanın ve onun sözlerinde ifade edilen gerçeğin diyeceklerine önem vermeliyiz.
Doğruların yaradığı, yanlışların da zarar verdiği parçamız bozulursa, o bozulmuş parçayla yaşayabilir miyiz? Yoksa doğrular ve yanlışlarla doğrudan ilintili bu parçamızı, artık o parça her neyimizse, bedenimizden daha mı değersiz sayacağız?