İnsanların geçmişlerindeki olayları birer hata ya da onları ileriki hayatlarına hazırlayan bir gelişme olarak yorumlamaları genel bir sanrı olsa gerek ve galiba soğuk bir kalemi sıcak, canlı elime alıp onunla kuru bir kağıt üzerine gerçekten yaşadığımı yazmanın da benzer bir cüret göstergesi olduğunun farkındayım. Ancak bu bir sanrı da olsa, beni mutlu etmeyi başaran, kanımı ısıtan ve duyularımın açılmasını sağlayan ilk sanrı bu. Uyanışımın mucizesini burada kayda düşerken bunu, salt kendim, kendi sözlerimin ifade edebileceğinden çok daha derin bi kavrayışa sahip şahsım için yapıyorum.
Dostlarımsa ağır bir hastalığı atlatmış biriyle konuşur gibi bir sevinçle gençleştiğimi söylüyor.
Gençleşmek mi? Asıl şimdi yaşamaya başladığımı bir tek ben biliyorum.