O gün hayatımda ilk kez büyülü biçimde hissettiğim bu gücün içimde yaşamasına izin vererek sürdürüyorum hayatımı artık. Bu gücün beni nereye götürdüğü sorusunu sormuyorum; belki yeni bir uçuruma sürüklenecek, başkalarının bağımlılık dediği şeyin içinde yuvarlanacak, belki de yüceliğin içinde kaybolacağım. Bilemiyorum, bilmek de istemiyorum. Çünkü ancak yazgısını bir sır gibi yaşayanların gerçek anlamda hayatta olduğuna inanıyorum.
O günden sonra içinde yaşadığım toplumun kural ve kalıplarını boş bulduğum için kendime hiçbir yasak koymuyor, ne başkalarından ne de kendimde utanıyorum.
Tek bildiğim, tüm bu soğuk hayatım içinde bir anlam bulduğum, yaşam sözcüğünün kendisi dışında tarif etmek için doğru sözcük bulmakta zorlandığım bir anlamı keşfettiğim için daha mutlu olduğum.
muhteşem olanın, sadece sevginin kavrayacağı türden ama asla yeterince mutlu yaşanmamış hayatın sadece kendini teslim edenlerce duyumsanacağını anladım.