Ve günlerce sordular aynı soruları.
Onları nasıl öldürdün?
Ne zamandır büyüyle meşgulsün?
Başka ne korkunç büyüler yaptın?
Rosemunda günlerce, sabırla cevapladı soruların hepsini.
Onları ben öldürmedim.
Büyü nasıl yapılır bilmiyorum.
Hayatımda bir kez bile büyü yapmadım.
"Daha kötüleşecek," dedi yavaşça. Tehdit etmiyordu. Neredeyse anlayışlıydı. "İnan bana. Yok sanırsın ama her zaman daha kötüsü vardır. İtiraf et, itiraf et ve kurtul."
Çoğu ona acır gibi bakıyordu. Sanki onlar sokmamıştı Rosemunda'yı bu duruma. Sanki hayat getirmişti onu bu hâle ve köylüler de hayatın acımasızlığı karşısında ezilip büzülmüş, kolları şimdiden morarmaya başlamış olan bu kadına acıyorlardı.