İnopss

İnopss
@inops
Freud’a göre, intiharda yaşam ilkesi ölüm ilkesi tarafından iptal edilir, ölüm içgüdüsü; sadizmin, mazoşizmin ve benliğin tüm şiddete yönelik niteliklerinin tohumudur. İntikam, kin, düzeni bozmak, “diğerini” öldürmek, intihar eylemini içeren temel öğelerdir. Ama bu ölüm içgüdüsü bu kadar etkiliyse, intihar oranlarının neden bu kadar düşük olduğu sorulabilir. “Belki kendini yok etmek de bir kendini koruma girişimi, sevgi görmek için atılan bir çığlık, mutlu yaşama olasılığının aranışıdır.” Sylvia Plath'ın Şairliğinin İntiharı Bağlamında Analiz
Ölüm
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
“...ölmek bu dünyada yeni bir şey değildir, ama yaşamak daha da az yenidir.” der Rus şair Yessenin “Elveda” adlı şiirinde, intihar etmeden önce. Benzer ya da farklı sebeplerle, sözlerini doğrulamak için kendini öldürmüş pek çok büyük sanatçı vardır. Aklımıza Kleist, Neryal, Mayakovski, Pavese, Crevel, Vaché, Duprey, Caravan gibi şairler ve London, Hemingway, Woolf gibi romancılar gelebilir; ki yürekleriyle zihinlerinin sentezinin düzenini değiştirmeye çalışmış, ancak umutsuzluğa kapılarak pes etmişlerdir, ölümü ısrarla kapıda bekleterek ıstıraplarını kendilerine ve başkalarına ölüm ve intihar giysileri dikerek ifade etmiş kişileri de anımsarız elbette; Lautréamont, Rimbaud, Dostoyevski, Baudelaire, Rilke, Artaud ve Kafka gibi. Sylvia Plath'ın Şairliğinin İntiharı Bağlamında Analiz
Edebiyat
Özgürlükleriniz sınırlı ve yaşadığınız hayat seçeneklerden ibaret. Kimin nesi varsa, ondan istiyorsunuz. En iyisi hangisi ise onu seçiyorsunuz. Bilmiyorsunuz oğlum, bilmiyorsunuz lan. Saatlerce beklenen bir köşe başının ne anlam ifade ettiğini, bir bankta oturup tek başına denizi seyretmenin ne anlam ifade ettiğini bilmiyorsunuz. Gittiğiniz yolu uzatma nın, fazladan içilen bir dal sigaranın, bir otobüs durağının ne anlam ifade ettiğini bilmiyorsunuz. "Hastayım," dediğinde karşınızdaki insan, onu düşünmekten öte, "İşimiz haftaya kaldı," demeyi biliyorsunuz, sevdiğiniz insanı düşünmeyi bilmiyorsunuz. Zaten Kırılmış Bir Kızsın
İnsan ve Duygular
Ben çok buruğum lan. Çok kırık. Çok parçalı yapboz gibiyim. Parçalarım içinde kendimi kaybetmiş gibiyim. Güçlü değilim, sadece öyle görü nenlerdenim. Bir duvarın eşya ile kapatılan yüzüyüm. Bir sigara paketinin açılırken sökülen jelatin parça sıyım. Aydınlığa değil, karanlığa giden o geminin bir yolcusuyum ben artık. Yer, zaman, mekân kavramla rını unutmuş, romanın dışında kalan bir karakterim. Herkesin giderken bir şeyler aldığı bir otel odasından farksızım. Kimsesizim. İnsan olmak için uğraşan de ğil, savaşan biriyim ben artık. Kendime yetemem. Sığınmam dualara ve sığmam dünyaya. Beni bırak. Kalabalık çekildi artık, yalnız başıma ağlayabilirim. Beni bırak. Ben kendi kaburgalarımı kendi ellerimle de kırabilirim. Zaten Kırılmış Bir Kızsın
Edebiyat
"Ey gecesinin gözünden şehvet akan şehir... İnsanoğlu kuma getirmiş yalnızlığı üzerine..." Sensiz yaşamak değersiz, ölmenin yanında İsmini henüz koyamadığım sevgilim. Gidişinin üzerine notaları yaktım, Bütün zinaların alnından vurdum, Kalplerdeki temel oldum yüzlere, Tütün oldum sağır ve dilsizlere. Biz oldum, ben ve senden soyutlanarak. Duman oldum sigara içene, Biraz da sen oldum; Beni terk etmek üzere... Aşk oldum minik bir kelebeğin omzunda. Okumaya üşendiğim uzun cümleler oldum, Çok az da ben oldum, Terk edilmek üzere... Gözleri oldum hiç doğmayan kızımızın. Hiç doğmayan kızımızın, Hiç gelmeyen annesi... Zaten Kırılmış Bir Kızsın
Edebiyat