Erkek Dediğin Küfür Edeceğine Önce İnsanca Konuşmayı Öğrenmeli Sonra Öyle Triplere Girip Engellememeni Kıza Vermeli O Hakkı Olmuyor Böyle...

CEM AKDAG, Büyük Erdemler Risalesi'ni inceledi.
12 saat önce · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Kitabı bir arkadaşım yaş günüm de hediye etti uzun süre o bana baktı ben ona baktım. Daha sonra sayfalarını karıştırırken aşağıdaki bölüm ilgimi çekti.

Bıçağın erdemi ! Daha sonra yavaş yavaş sayfalar akmaya başladı .

Erdem, Yunanca “arete” yani iyi nitelikler demektir Latinler ise mükemmellik
DE VİRTUS derler.

Harekete geçen ya da geçebilen bir güçtür.
Örneğin, bir bitkinin ya da ilacın erdemi iyileştirmektir.
Bıçağın ki kesmek, insanın ki insanca istemek ya da davranmaktır.

İyi bıçak iyi kesebilendir, iyi reçete tedavide başarılı olabilendir.
İyi zehir öldürmede başarılı olanadır.
Katilin elindeki bıçak aşçının elindeki bıçaktan daha az erdemli olmaz. Mükemmel bıçak kötü adamın eline düştü diye mükemmelliğinden yitirmez.

Bundan sonrasını paylaştığım alıntılarda göreceksiniz. Şaşırtıcı öğretici .....

mukavvadan adam, bir alıntı ekledi.
12 saat önce · Kitabı okuyor

“Ben değil ! Ben değil!. İçimdeki bir şeyler gıdecek hatta çoktan gitti bile. Tıpkı bir okul çocuğunun öğretmeni geldiğinde kalkması gibi, benim içimde de bir şeyler ayağa kalkıyor; söylemiştim ya, titriyor ve itaat ediyor! Bir yandan da senin söylediklerini duyuyorum, doğru ve gerçek olduğunu, insanca ve gerekli olduğunu da biliyorum bu benim yapmam gereken ve yapmak zorunda olduğum tek şey-bunu biliyo-rum, farkındayım, işte tam da bu nedenle alçakça ya gidişim. Fakat gidiyorum, bir şeyler bana hükmediyor! Hor gör beni! Ben de kendimi hor görüyorum.

Mecburiyet, Stefan Zweig (Sayfa 15 - Türkiye iş bankası)Mecburiyet, Stefan Zweig (Sayfa 15 - Türkiye iş bankası)
Mecit Yıldız, bir alıntı ekledi.
12 saat önce

Mutsuz kadınlar mezarlarınızdan kalkın! İnsanlıktan çıkmış olmaktan, bir gölge gibi yaşamaktan kurtulun! İnsanca yaşamaktan alıkonulan kadınlar kenetlenin!

İlk Öğretmenim, Cengiz Aytmatov (Sayfa 48 - Elips Kitap, 9.Baskı)İlk Öğretmenim, Cengiz Aytmatov (Sayfa 48 - Elips Kitap, 9.Baskı)
büşra çiftci, Dönüşüm'ü inceledi.
13 saat önce · Kitabı okudu · 11 günde · Beğendi · Puan vermedi

Kitap Gregor Samsa'nın bir sabah uyandığında kendini böcek olarak bulmasıyla başlıyor.ve Gregor'un böcek olarak sürdürmek zorunda kaldığı yaşamını anlatıyor.
insan gibi yaşamak çok güç, o nedenle hiç olmazsa kurgusal düzeyde gündelik hayatın korkunçluğundan kurtulabilmek için hayvana geri dönme isteği uyanıyor insanın içinde. çünkü; böylesi insanca yaşamaktan çok daha kolay.

Nuri Torun, bir alıntı ekledi.
23 saat önce · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

...ancak insanca temas sayesinde insan kalabileceğiz.

Alice'in Dünyası, Caroline Stoessinger (Sayfa 170)Alice'in Dünyası, Caroline Stoessinger (Sayfa 170)
Melike, Ağrıdağı Efsanesi'ni inceledi.
 24 May 12:57 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 8/10 puan

Ülkemizin dört bir yanı efsanelerle dolu. Nereye gidersek gidelim önümüze pıt diye biri çıkıp şunun hikayesini anlatmamı ister misiniz deyiverir. Birisi bize bir adamın kayaya dönüşünü, kuş olup nasıl uçtuğunu, yerin yarılıp koca koca köyleri nasıl yuttuğunu anlattığında ayrı bir anlam yüklüyoruz, kıymet veriyoruz oralara. Çünkü öyküsü olan şeyleri seviyoruz.

Anadolu böylesi söylenceleri bağrında taşırken elbet biri o bağırdan kopup gelecekti. Öyle de oldu. Yaşar Kemal doğdu. Anadolu'yu karış karış bilen adam.

Derdi var onun, bir amacı. Derdini de öyle bir anlatır ki gitmesek de görmesek de o dert bizim derdimiz olur. Çünkü yazmak için yazmaz zaten öyleleri de ondan nasibini almıştır. Yaşar Kemal halk adamıdır. Yüksek kesim için yazılmış övgüler bekleyemezsin. Yalnızca gözlem de yapmaz. Yaşantıya dahil olur. Yaşar da yazar.

İlk sayfaya adımımızı atar atmaz bir at karşılar bizi. Kır at. Bir saray atı. Gelip Ahmet'in kapısına konmuştur. At önemlidir. Bunu Dede Korkut'tan bu yana biliriz. Çok öykünün/romanın konusu olmuştur. At güçtür, murattır. Başı bağlı bir özgür ruhtur. Bilmediği bir kapıya neden gelmiştir. Neden durur, neden gitmez?

Bu at hikayeyi şekillendirir. Allah'ın hakkı üçtür. At üç kez bırakılır ve üç kez geri gelir. At kaderdir. Dönüşü olmaz. Atın sahibi artık Ahmet'tir.

Ahmet, Gülbahar, aşkın şahidi Ağrı Dağı, aşkın habercisi bir kır at ve ördü kader ağlarını...

İmkansızı dilemek. Kadere karşı koyabilir mi insan? Karşılaşmaları kader, kavuşamayacaklarını bilmeleri kader, atın Ahmet'i bulması kader. Yeni bir umut kader, derken karanlıklar yine kader. İmkan imkansızlık hep kader.

Adı üstünde efsane bu, aşksız olur mu? Aşkı da seviyoruz ya zaten. Dört yanımız sevenler, sevip de kavuşamayanlar, kavuşup da yaşayamayanlarla dolu. Hikaye bir aşk hikayesiyse değme gitsin. Dünyayı aşk kurtaracak azizim!!

Gayesi aşk mı peki yazarın? İki kişi bulup sevdireyim şunları, sonuna da beklenmeyen bir gelişme, bitti gitti mi?

Yaşar Kemal bu. Aşkın altına işlemiş derdini. Bu aşk bir başkaldırı, töreye, imkansıza, olmazlara başkaldırı. Gücü elinde tutana, işine gelince töre bozana, işine gelince kural bu deyip baş vurana bir başkaldırı. Haksızlığa, ötekileştirmeye başkaldırı.

Töreyi bozmak istiyor o. Değişsin dünyanın çarkı, olmaz ne varsa olsun bitsin. Bir gün olacak, umut var o. Değişecek her şey. O zamana kadar bir dağ titremiş, bir kuşun kanadı som maviye düşmüş ne çıkar. Düzelecekse yıkılsın dağlar, yem olalım kurda kuşa ama illaki bozulsun insana insanca değer vermeyen kulun kula kul olduğu bu düzensiz düzen.

Amaç yeşil bir dal, beyaz bir kanat, mavi bir gökyüzü. Elbet dünyayı aşk kurtaracak!!

Bunu okuyup Ağrı'ya çıkmak var, Küp gölünde som maviyi görmek, Ağrı'nın başı dumanlı heybetiyle titremek var...
Dedirtir :)

Keyifle okuyun :)

( Bir yıl önce gördüm başı dumanlı Ağrı dağını. Dağ heyetini gizlemeye çalışırken bir camii etrafına toplanmış üç beş haneden oluşan bir köy de ilk gördüklerimden. Köyü sevdim (ismini hatırlayamasam da). Kitabı okurken de bu köy canlandı gözümde. https://www.instagram.com/p/BjJ-NXEgb60/ :) )

Aslı Zeynep İnci, bir alıntı ekledi.
24 May 11:05 · Kitabı okudu · Puan vermedi

.. insanda gerçek olan, gerçekten insanca olan şeylere yönelik kendi bilinçsiz küçümseme ihtiyacı.

İnsanın Anlam Arayışı, Viktor E. Frankl (Sayfa 114)İnsanın Anlam Arayışı, Viktor E. Frankl (Sayfa 114)

Yaşı kemala ermiş bir kadının yüzündeki kırışıklıklar 'insanca' nazar edene hürmet, merhamet gibi hisleri uyandırır, "hayat tecrübesi" fikrini ihsas ederken, Kapitalist bakışta dev kozmetik firmalarının ticarî şehvetini körüklüyor.