Ben de bir insanım. Hiçbir fevkalâdeliğim yok. Bir kadere bağlıyım. Birtakım zaaflarla doluyum. Belki herkesten daha zayıf. NFK
Ben özel biri değilim; sıradan düşüncelere sahip sıradan bir insanım ve sıradan bir hayat yaşadım. Bana adanmış anıtlar yok ve adım yakında unutulacak. Ama bir konuda, yaşamış herkes kadar görkemli bir başarı elde ettim: Başkasını tüm kalbim ve ruhumla sevdim; ve bana göre bu her zaman yeterli oldu.” Nicholas Sparks'ın "Defter"i
Reklam
Sosyal medyada yıllardır aktif olduğum için ne kadar kötü bir yer olduğunun farkındayım. Gerçek hayatta bile cesaret edilemeyen şeyler burada alenen yapılabiliyor. Örneğin Telegram'da çok sevdiğim birkaç kişilik bir gruptaydım. Sonradan küçük bir kız çocuğu da geldi. Psikolojik sorunları olduğunu düşündüğümüz için hepimiz ona yardım etmeye çalışıyorduk. Grupta benim sevilmem onda bir tedirginlik oluşturdu sanırım. Bu yüzden bana çok karıştı, hakkımda iftiralar attı ve insanlarla aramı bozmaya çalıştı. Hatta 13 bin ve 5 bin takipçili iki büyük kanalda yöneticilik yapıyorum. Bunları da ben istemedim. Hatta birinde yönetici olduğumdan bile haberim yoktu. Çünkü daha önce teklif etmişlerdi, kabul etmemiştim. Her neyse, konumuz o değil. Yönetici olduğum kanallarda da beni insanlara kötüledi. Ben ise hâlâ iyi niyetle ve ablalık içgüdüsüyle yaklaşarak, "Allah onu ıslah etsin" diyordum. Beni kime kötülediyse kimse inanmadı. Aktif olduğum gruplardaki insanlar da bu durumdan sıkılıp onu engelledi. Aradan bir yıl geçti. Dün yine hakkımda iftira ve kötüleme propagandası yaptığını öğrendim. İftiraları anlattığı bir kadın, "Bunu bana seni yakından tanımadığım zamanlarda da söylemişti ama yine de inanmayıp engellemiştim" dedi. Hakkımda konuştuğu bir beyefendi ise doğrudan bana özelden yazdı. Kısacası, beni kime kötülediyse karşı taraf ya inanmadı ya da onu engelledi. İster beni tanısın ister tanımasın... Velhasılkelam, insanların beni sanaldan bile olsa sevip güvenmesi bana çok değerli hissettirdi. Ve Allah iyilerin yardımcısıdır. Bakın, ben kin tutmadım, hiçbir şey yapmadım. İstesem birçok şey yapabilecek imkâna da sahiptim. Ama "Beni yaratan en doğrusunu bilir" diyerek meseleyi O'na bıraktım. Allah da tuzak kuranların tuzağını kendi başlarına yıktı. Bir kere o kıza beddua
1) Bazen söylenmek isteyip de söylenemeyen şeyler vardır. Dili tutulur insanın. Başka bir gün hunharca, patlarcasına konuşabilen o yürek derin bir sessizliğe gömülür. Kendimi nasıl tarif ederdim? Dürüst bir insan? İyi bir insan? Bilmiyorum bir insan kendine iyi bir insanım diyebilir mi? Diyebilene şaşarım. Başkaları mı demeli o halde? Hayır. Vicdanı. Vicdanı ona bunu yapma der, istiyorsan bile yapma der. Akıl vicdana sahip çıkınca iş daha kolaydır. Kalp silinir gider, unutulur. Kalbin özü gibidir o, ulaşılabilecek en üst nokta. 2) Bazen derince dalarak bakarım. Dağa, denize, kuşa, ağaca veya bir gölgeye. Neden devam ediyor hala? Neden akıyor hayat? Sahip olduğumuz her şey bir gün yalan olmayacak mı derken bir yumru sıkar boğazımı sanki. Umursamayıp da yaşarsam akılsız olacağımı bilirim ama... Tanrının vergisi olmadan yaşayanlar ile tanrının vergisi ile yaşayanlar arasında anlanacak çok şey var. Düzinelerce cevap boşlukta sıralanan bir bahane gibi. (Bana gelen overthinklenmeler.)
Duygu ve Düşünce
Ben İnsanım
SEN VE BEN Sen uçan bir kelebek Yürüyen minik köpek ya da kedi, ben ise insanım Sizi seviyorum iyi ki insanım Sizi örnek alıyorum dostluğa sevgiye layık olmak için Size gıpta ediyorum iyi ki insanım Ben sizi sarmalar sarar yazda kışta size bakarım Sizi seviyorum iyi ki insanım Nimete dostluğa vefaya sevgiye layık olmaya çalışırım Sizi örnek alıyorum iyi ki insanım Yüce Rabbim buyurur Kuranda İnsan ol diye Olmaktır çabamız ve gayretimiz iyi ki insanım İyi ki insaniz ... İyi ki ... KK
Ben de bir insanım. Hiçbir fevkaladeliğim yok. Bir kadere bağlıyım. Birtakım zaaflarla doluyum. Belki herkesten daha zayıf. Necip Fazıl Kısakürek
1000Kitap
Reklam
Reklam