Deniz oldum
Deniz oldum, kül oldum, Ben harim yol aldım. Anlatamadım kendimi, Kendi kendimde bir dil oldum. Ateş varımı çaldı, Hırsız oldum, arsız oldum. İnsanım; insan diyemedim, Yerde bir vatsız oldum, oy. Çiçeklerin içinde gülemedim, Gül içinde, günaydın ateş içinde. Kahan oldum, gamsız oldum, Kahan oldum, gamsız oldum, Kahan oldum, gamsız oldum. Çürüdüm, toprak aldı, Canım can ahanda kaldı. Anlatamam, içimde kaldı; Azsız oldum, varsız oldum. Uçtum kanadım, Dağlar beni ağlıyor bu bağlar. Nice içler, nice eller ağlar; Yüreğinde damsız oldum. Sürme beni sürmelim, Sevemedim ben seni. Sahrı buruk koramadım; Vatsız oldum, matsız oldum,
Şiir
19 Haziran cuma 2026 Yarın yks var ama bugün hayatımı sorguluyorum Tamam ben güzel biri değilim. Ama çok iyi bir insanım, her şeye rağmen. Ben benim gibi bir kızım olsa onu çok severim Ben benim gibi bir kardeşim olsa onu çok severim Ben benim gibi bir dostum olsa onu çok severim. Ben böyle biriyim Ben beni severim ama kendimi sevemem
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
unutmadım evet. iyi anılar durup dururken aklıma geliyor doğru. Hala neden diye sorguladığım da oluyor ne yapayım. insanım ben de. Olur bazen böyle şeyler diyebiliyorum sadece.
Hayırlı geceler Dildâde yine ben geldim. Yoruldun biliyorum beni dinlemekten. Ama ben de insanım Dildâde anlatmam gerek sana, içimi dökmeliyim. Hem istersen ben de seni dinlerim. Gerçi sen hep susmayı tercih ediyorsun. Evet, haklısın yine de anlaşıyoruz. Susarak daha çok şey söylüyoruz birbirimize, doğru. Neyse Dildâde fazla vaktini almayayım. Hem belki çalışacağın sınavlar vardır. Bazen olmayacağını bile bile çalıştığın sınavlar... Gece uykusuz kalmaya, gözlerini derecelendirmeye, anne babanı bi umut çıkmazına girmeye sebebiyet verdiğin sınavlar... Ama bil ki bu haksızlık sana özel değil. Niceleri var senin gibi haksızlığa uğrayan... Niceleri var ki 1. olmuş ama tanıdıksızlıktan atanamamış, niceleri var ki babasının emekli maaşına kitap alan sonra atanamayıp mahcubiyetle başını kaldıramayan, niceleri var ki çalışmaktan yatağa düşen... Var işte Dildâde, anlattırma şimdi bana. Yoksa dolar yine gözlerim, ağlak birisiyim biliyorsun... Emek neydi Dildâde? Basit bir şey miydi bu? Herkes uyurken ders çalışmak, herkes gezerken ders çalışmak kolay şeyler mi? Hayır hayır, kızdığım nokta ders çalışmak değil. Emek olmadan yemek olur mu hiç? Olmaz pek tabii. Ya da olmamalı... Emeksiz yenmemeli o ekmekler. Milletvekili yakını diye atanmamalı mesela, şu partiye oyu var diye girmemeli o işe. Düpedüz torpil bu Dildâde. Adı bile yüreğimi sıkıştırıyor benim, sende de öyle biliyorum... Haram değil mi bu Dildâde? Ya da bunları yapanlar neden Müslüman rolü oynuyorlar? Bi kulak verselerdi ya Kainatın Efendisine: “Kim bir işe liyakatli olmadığı hâlde talip olur ve bu görevi hileyle alırsa, o görev ona haramdır.” (Müslim, İmâre 14). Ne çok şey söylenir Dildâde ama ben de senin gibi susacağım ve Yaradana teslim olacağım... Hiç koyar mı Rabbim haklarımızı yerde? Koymaz Dildâde iman
Doğum günü
Ben neden yazıyorum şuan bunu bilmiyorum ama kimsenin okumayacağını bilsem de yazıyorum işte. Bugün benim doğum günümdü. Yeni bir yaş, yeni bir sene, yeni bir yıl. Tamamen değişeceğim bir sene daha. Bu yıl hayatımda olan değer verdiğim insan yoktu. Olmasını istedim. En sevdiğim arkadaşlarım da kutlamadı bile doğum günümü. Unutmuş çoğu. Storylerden görüp yazdı bi kaçı. Ailemle sıradan bir doğum günü. Birazdan 19 Haziran'a gireceğiz. Bir doğum günü daha bitiyor. Ve en garibi hiç tanımadığım insanların bile kutladığı doğum günüm en yakınlarım gibi gördüğüm insanlar tarafından unutulmuştu. Yalan değil ben bugünü affetmem. Ölsem unutmam. Kimin yanımda olmadığını en çok cenazelerde ve doğum günlerinde gördüm. Ben doğum günlerine önem veren bir insanım. Konu kim olursa olsun 00.00 da kesin kutlarım ama insanlardan aynı özeni görmezsem o insan benim için biter. Yeni bir sayfa açıyorum. Dileğim sayfa hayal kırıklıklarıyla dolup taşmasın. Bugün benim doğum günüm Kelimeler büyüyor ağzımda Bildiğim tüm hayatlar paramparça
Cebimde param varken bile çoğu mevzuyu kalbimdeki masadan ödüyorum ben gül güzeli. Bazen bir duruşla, bir başkaldırışla ya da servetim dediğim insanın hakkını savunuşumla, "bu benim insanım" demenin derinliğini bilemez senin gibi gözleriyle görüp yaşayanlar. Bazen karnı aç diye koyduğum bir tas çorbadır sevgim ya da sırf incinmesin diye düşünceli olmaya çalışmaktır mesela. Hayat nasıl yaşanır bilmiyorum ama şundan eminim ki en güzel çiçekler bende olmasa bile hep kendi kaburgalarımdan bana ait olan şeyler sundum insanlara. Zaten çok güzel olsaydı bu kadar anlam kazanamazdı bazı şeyler.