Alışmak zorunda kaldığım bir yıla giriyorum yeniden.
Evet bugün benim doğum günüm, aynı zamanda ölüm günüm.
Kendi içimde defalarca öldüğüm günlerden biri yine. Bir özelliği yok ama dünyaya adım attığım ilk gün ilk saat işte. Abartılan bir gün ama benimde abartmak istediğim bir gün..
Birinin bana sarılarak her şeyi atlatacağıma dair öğütler vermesini istediğim tek gün. Benim doğduğum günün neden ölmeme neden olduğunu anlatmasına dair birine ihtiyacım var. Birine o kadar çok ihtiyacım var ki; kelimelerimden çığlıklarımı duymasını istiyorum.
Evet, bugün benim doğum günüm!
Ayrıca ölüm günüm.
Elime almışım kalemi, yine yazıyorum çığlıklarım ve sessizliğimi karıştırarak. İçimdeki depremleri,
Yangınları,
Enkazları,
Çığlıkları,
Sessizliği..
Sakladığım bir mezarlıktır benim içim. Mutluluktan veya heyecandan açmadım ki içimi buraya. Görün ve utanın diye açmaya kalkıştım içimi..
Bugün benim doğum günüm!
Ölümüm için, doğumumu kutladığım ilk gün. Yastığa uykumu armağan etmek varken, göz yaşlarımı armağan ettiğim en heyacanlı gün.
Bugün benim doğum günüm!
İyi ki doğdum ve iyi ki varım değil mi.. :)
08.11.
~ ; Lâl
#insankimezar