Hacı Bektaş Veli'den Sözler
- Asalet, duruluk ve doğruluktur. - Asıl körlük nankörlüktür. - Düşünce karanlığına ışık tutanlara ne mutlu. - Eline, beline, diline sahip ol! - Göze nur gönülden gelir. - Hak güneşten daha zahirdir. - Her ne ararsan kendinde ara. - Hiçbir milleti ve insanı ayıplamayınız. - İki nesne en büyüktür: bilgi ve yumuşaklık. Bilgi ile doğruya yol görünür, yumuşaklık ile insanlara katlanılır. - ilim hakikate giden yolları aydınlatan ışıktır. - İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır. - İncinsen de incitme. - İnsanın cemali sözünün güzelliğidir. - İnsanoğlu için en kutsal ibadet çalışmak doğruluk ve insan sevgisidir. - İslam'ın temeli ahlak ahlakın özü bilgi, bilginin özü akıldır. - Kadınları okumayan milletler yükselemez. - Kadınları okutunuz. - Marifet nefsi silmek değil, bilmektir. - Murada ermek, sabır iledir. - Mülk alimin şeytanıdır. - Mürşitlik alıcılık değil, vericiliktir. - Nebiler, veliler insanlığa Tanrı'nın hediyesidir. - Nefsine ağır geleni kimseye tatbik etme. - Okunacak en büyük kitap insandır. - Oturduğun yeri pak et, kazandığın lokmayı hak et. (Alıntı: 16 Ağustos 2012, Takvim Yaprağı) Hacı Bektaş Veli
Ne gariptir ki hayvanlarla yaşamayı, onlara sabretmeyi öğrenen insanoğlu insana tahammül edemiyor.
1000Kitap
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
İkaros’un sayıklamaları
Gayriresmi olarak 2015 yılı ortalarında başlayan neo matematik çağı,2025 itibari ile kimsenin haberi olmasa da resmileşecek. 2050 yılı itibari ile bizleri nelerin beklediğini merak etmiştin geçenlerde anlatayım. Okullardaki eğitim sistemi komple değişecek.Klasik bilimler yerini tamamen Neo Bilimlere bırakacak.internet çağının yarattığı Y neslinin yerini neo matematik çağının yarattığı X nesli alacak.Y nesli ile biyolojik olarak insan olmaktan uzaklaşan insanoğlu X nesli ile tamamen biyolojik robotlara dönüşecek.Düşünmek,kurgulamak ve üretmek seçilmiş birkaç bin elit insana ait bir ayrıcalık olacak. Doğal afetler çok öncesinden tespit edilecek.Küçük değişkenlerin basit algoritmalarının çıkarılması sonucu deprem,tsunami ve sel gibi afetlerde ölen insan olmayacak,zararlar minimize edilecek. Bu doğal afetlerin durdurulması mümkün olmakla beraber evrenin işleyişine müdahaleden kaçınılmak zorunda olunduğu için o noktada bir gelişmeyi düşünmek bile istemiyorum. Ama korkarım muhakkak bir gün bunu da deneyen olacaktır. Atom bombası ve kimyasal silahlar tehdit olmaktan çıkacak.Tek silah yazılım olacak.Elektriğin ulaştığı her yer potansiyel bir savaş alanına dönüşecek.Taş devrinden tarihine devam etmek zorunda kalacak devletler göreceğiz. Bütün hastalıkların ve insanın gen haritasının algoritması çıkarılacağını için bütün hastalıklar önceden görülüp tedavi edilebilecek.Kanser, AIDS Alzheimer gibi hastalıkların tedavisi kısa sürede ve başarıyla bitirilecek.İnsan evladı istediği yaşta kalabilecek yaşlanmayacak.Seksen doksan yaşlarında yakışıklı ve güzel ölülere sahip olacağız. (Sayfa 148-149’dan alıntıdır)
An gelir..
Hayatta bazen öyle Ân gelirki.. Seni donar sanırlar,için kor alevdir oysaki.. Saatler birbirini kovalar, sen duvara uzun uzun bakarsın.. İşte o an geçen şey zaman değildir aslında.. Yüreğin buruk gezersin onca kalabalığın arasında,yüreğini en sıkı dost bilerek.. Ne gündüz,ne güneş nede açan bir papatya artık sana mânâ katmaz.. Atmak istersin kendini geceye, bir an önce akşam olsun dersin.. Kışın soğuğunda üşümemek için titreyerek üstüne örttüğün bir battaniye gibi gece'ye sarılmak istersin.. Açarsın pencereni,karşında bir sokak lambası görürsün.. Uzun uzun bakarsın o Sokak lambasına, oysa gördüğün manzara çok farklıdır.. İçinde tuttuğun mahkumlar hürriyet ister her baktıkça.. Derin bir nefes alırsın, gözlerinde cümle sonlarındaki üç nokta saklıdır... Yürürken kaldırım taşlarını saymaya başlarsın.. işte o ân "nedenler,keşkeler" Zihninde öyle bir döner dururki.. İşte o zaman Dilrûba O hesabı verebilmek o kadar zordur ki.. Yetişemediğin, kaçtığın kendinle yüzyüze kalmak.. İşte o Ân Gözlerindeki Gökkuşağı gider.. Siyah gelir yanına.. Seni öyle bir sarmalar ki,inan bana hiçbir renk onun kadar sana samimi gelmez.. Bir bakmışsın o gördüğün Sokak lambası aslında Siyahı sana göstermek içinmiş oysaki.. Çünkü heryer zifirikaranlık olunca nasıl bulabilirdin siyahı..? Dost olursun Siyahınla.. Onunla yürür,onunla düşünür,onu yüreğinin her çıkmaz sokağında bulursun.. Bazen Üsküdarda bir bankta gece vakti oturmak ister seninle.. Ve ilk cümlesi ne olur dersin..? " Sende herkes gibi olsaydın sana asla sarılmazdım der, Sende herkes gibi umut vadeden,sıradan,klişe sözlerle avunsaydın, sende Gökkuşağına bakıp beni unutsaydın sana sarılmazdım" derdi.. Neden siyah'sın sen diye sorardın siyahına.. ? "Herkes gibi olsaydım rengarenk olurdum,ben gecenin 3'üyüm, nimete karşılık imtihanın, Var
Duygu ve Düşünce
İnsanoğlu gariptir; değer vereni yorar, kaybedince de arar. "
Duygu ve Düşünce
"İnsanoğlu Yaradan'a dönerse kula benziyor,Yaradan'dan dönerse pula benziyor." Mevlana