Ahlak gerçeklerin çiçeklenmesidir. Düşünce insanı harekete geçmeye yöneltir. Mutlak uygulanabilir olmalıdır. İdealin insan düşüncesi için solunabilir, içilebilir, yenilebilir bir niteliği olması gerekir. İşte etim, işte kanım, alın sizindir, demek idealin hakkıdır. Bilgelik kutsal bir inanç birliğidir. Ancak bu koşula bilim için yararsız bir sevgi olmayı bırakıp insanların birleşmesi için yegâne ve egemen bir araç haline gelir ve böylece felsefeyken din mertebesine yükselir.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Dua ederler.
Kime?
Tanrı'ya.
Tanrıya dua etmek ne anlama gelir?
Bizim dışımızda bir sonsuzluk var mı? kendiliğinden var olan bu sürekli sonsuzluk, sonsuzluk olduğu için illa ki maddesel olacaksa maddesi tükendiğinde bir yerlerde sınırlı mı kalacak yoksa sonsuzluk olduğu için illaki bir ilahi bir kavrayışın ürünüyse, ilahi kavrayıştan yoksun kaldığında sona mi erecek? Biz kendimizi varoluş düşüncesine dayandırırken bu sonsuzluk içimizde bir öz düşüncesine uyandırıyor mu? Başka bir değişle bizim de bağlantılı olduğumuz bir mutfak mı?
Dışımızda bir sonsuzluk olduğu gibi içimizde de bir sonsuzluk yok mu? Bu iki sonsuzluk (ne ürkütücü bir ikili) birbirleri ile örtüşmüyor mu? İkinci sonsuzluğun âdeta birincinin altında yattığı söylenemez mi? Eş merkezli bir başka uçurumun aynası, yansıması, yankısı olan bir uçurum değil mi? İçimizdeki sonsuzluk da ilahi bir kavrayışı içerir mi? Düşünür, sever, arzular mı? İki sonsuzluk da aklı, ilahi kavrayışı içeriyorsa, her birinin temel bir ilkesi varsa, tıpkı aşağıdaki sonsuzluk gibi gökteki sonsuzluğunda bir beni olmalıdır. Aşağıdaki ben ruh, yukarıdaki ben Tanrıdır.
Aşağıdaki sonsuzluğu gökteki sonsuzlukla düşünce yoluyla iletişime geçirmek dua etmektir.
(1)
Bazı şeyleri unutulması, yeni şeylerin öğrenilmesi koşuluyla gereklidir. İnsan beyninde boşluğa yer yoktur. Bazı yıkımların gerçekleşmesi hayırlıdır, ama yerine yenilerin inşa edilmesi koşuluyla.
(1)